Merhaba.
Bu blog benim kişisel motosiklet hikayemi, motosikletle ilgili deneyim ve düşüncelerimi anlatmaktadır.
Profesyonel bir motosiklet sürücüsü değilim, amatörce, kendi bilgim dahilinde kendime bir kişisel motosiklet arşivi hazırlamak amacıyla yola çıktım, sonrasında iş biraz dallanıp budaklandı. Ben deneyim kazandıkça blogda paylaşım ve yazılar çoğaldı.
Motosiklet insana büyük zevk veren bir taşıt, üstelik büyük şehirlerin trafik kaosuna da bireysel anlamda harika bir çözüm sunuyor. Ama aynı zamanda oldukça riskli de bir taşıt. Motosiklete her sürücü kendi kişisel risklerini ve sorumluluklarını alarak binmek durumunda. Bu sebeple benim burada anlattıklarım tamamen benim kişisel deneyimlerim olup tavsiye ve teşvik niteliği taşımamaktadır. Okurlarının bloğu bu bilinçle okuduğu ön kabulüyle yazıp çiziyorum ve sizin motosikletle yapacaklarınız sizi bağlıyor, tıpkı benimkilerin de beni bağladığı gibi. Blog sizin yapacaklarınızla ilgili sorumluluk kabul etmez, zira burası bir motosiklete başlangıç ya da eğitim mecrası değildir.
Motosiklete başlamak isteyenler için sanılandan çok eğitim merkezi var memlekette, eğitimsiz sürmeyin derim. Çok şey fark ediyor çünkü.

Yolunuz hep açık olsun.
Nice yollara.

Çağrı Ö.


Dominar D400 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dominar D400 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ocak 2019 Çarşamba

42 T ARKA DİŞLİ İZLENİMİ VİDEO. (YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN!)

   Herkesin yeni yılı kutlu olsun. Umarız, yeni yıl size aradığınızı buldurur, umarız memleketimiz ve halkımız çok daha iyi bir yıl geçirir.
   Eski yılın son gününde İstanbul'da motosiklet sürüşüne gayet elverişli bir hava vardı, biz de neredeyse 3 haftadır ayrı kaldığımız motosikletimize atladık ve yola vurduk. Bu esnada verdiğimiz bir molada da Midnight'a taktırdığımız 42T arka dişli hakkında biraz kelam eyledik, meraklısına bir de video olsun blog'da.

                                                         31 Ocak 2018 tarihli videomuz, buyrun:

6 Kasım 2018 Salı

42 DİŞLİ SORUNSALI…

(Dikkat! Yazı sonundaki güncellemeyi de okuyunuz)


      Dün nihayet Dominar’ıma 42T arka dişli takıldı serviste. Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim, fark en azından titreşim anlamında devasa değil.(EDİT: Bu akşam sürüşümde tam anlamıyla gözlemim şu, 120 km hıza kadar aynalar gayet net gösteriyor, sürüş de ciddi anlamda rahatladı.10.11.2018) Peki, nerede fark var? Anlatalım.
   Efenim, bilenler bilir, aldıktan kısa bir süre sonra Dominar 400’deki titreşimi gidermek, en azından azaltmak maksatlı sele altına yalıtımdı v.s. idi bazı işlemler yapmış idim. Asıl yapmak istediğimse yapıp memnun olanların önerdiği arka dişlinin 42T’ye düşürülmesi idi. Bir süredir servise dişli gelmesini bekliyordum. Bu arada bizim Midnight’la da 5000 km’yi devirmiştim, şaka maka titreşimine de alışmıştım. Eskisi kadar yakınmıyordum bu titreşim mevzusundan. Sanırım motor açılmaya başladıkça titreşim de bi nebze azaldı. Ama yine de kafamda acaba 42T dişli ile sonuç ne olacak düşüncesi duruyordu.
Nihayet dün taktırdım 42 dişliyi. Servis dönüşünde ilk hissettiğim, “ulen bu titreşim eskisinden de fazlalaştı mı ne?” duygusu oldu.
   Bugün işe gelirken otobanda daha yüksek hızlarda ise titreşimin devasa bir azalma göstermediğini ama sanki aynalarda bi nebze azaldığını hissettim.
   İyi de neyi değiştirdi bu dişli küçültme işi?
   Bariz olarak vites aralıklarını artırdı, her viteste en az bir 10 km daha üst hıza çıkabiliyor motor artık. Ve eskiden yaptığı hızları da bir 500 dev. daha altta yapabiliyor. Mesela eskiden 5000 dev./dk. da 90 km. hız yaparken, artık 4500dev./dk. da yapıyor. Eskiden 6000dev./dk. da 110 km hız yaparken, artık 5500’de yapabiliyor. Motoru rahatlattığı kesin. Bir de torku düşürdüğü hissediliyor diyenler vardı, açık  söyleyeyim ben tork düşüklüğü anlamında neredeyse hiç fark hissetmedim bu ikinci sürüşümde de. Zaten hesaplandığında tork sadece %7.1 düştü ve 35nm olan tork 32,5 nm gibi bir orana indi. Benim gibi aşırı devirli ve yüksek hızda kullanmayan biri için bu fark neredeyse hiç fark edilmiyor, yani motor tork kaybetmiş gibi gelmiyor bana. Ve daha rahat gidiyor gibi burası kesin.
   Ama dediğim gibi titreşim olarak şimdilik en azından aynalarda küçük bir fark var gibi ama çok net titreşimi azaldı diyemem. (EDİT:  Titreşim yine var ama sürüşte ciddi bir rahatlama da var.10.11.2018)
   Hani bunu nasıl anlatsam, sanki orijinal dişli ile motoru ilk aldığımda hissettiğim titreşim geri gelmiş gibi hissettim. Bilimsel olarak böyle bir şey var mı bilmiyorum ama 45 dişlide zamanla titreşimi daha az hissetmeye başlamıştım, bunda da (henüz sıfır aşınmamış bir dişli neticede) zamanla daha bir rahatlama olur mu bilmem. Şimdilik fark devasa değil. Hani benim gibi aşırı hız tutkunu biri değilseniz, bu değişim yapılmasa da olur diyecem ama bunu demek için daha çok erken, biraz daha kullanayım bakalım. (Orijinal dişlimi de geri aldım servisten, çünkü ileride lazım olabilir belki.)
   Kısaca ilk iki günün izlenimi, motor rahatladı, hızı arttı bu net ama titreşim harika oldu denilecek gibi bir fark henüz hissedemedim.
   Bu arada yaptıracaklara bir de uyarı zincirden 2 bakla sökülüyor, sökmeden yaptım diyenler var ama o durumda zinciriniz bollaşınca sıkmaya payınız epeyce bir azalacağı için zincir ömrünüzün daha kısalacağını hatırlatalım.
   Ben bu değişimi yaptım, artık geri döner miyim orijinal dişliye, sanmıyorum, çünkü hiç değilse motor rahatladı bağırmadan aynı hızlara daha düşük devirde çıkıyor, bir de zırt pırt deneme tahtası gibi motorun ayarı ile oynamayı sevmeyen biriyim, ilk kez bu motorda böyle bir modifikasyon yaptım. Bu şekliyle yola devam edeceğim. Ancak dişli değişimi gerektiğinde belki elimde olan orjinale dönebilirim, o değişimi gelene kadar da kim bilir belki de Midnihgt’la yollarımızı ayırmış oluruz.
   Bundan böyle 42 dişli ile yola devam… 


GÜNCELLEME (13.11.2018): Dün gece iş dönüşünde, motorda ciddi anlamda bir rahatlama olduğunu gözlemledim, hem gidişi hem titreşimi gerçekten fark etmeye başladı, eski haliyle özellikle aynalarda gece arkamdaki görüntünün 90 km/h'larda bozulduğunu görürdüm, şimdi neredeyse 120 km/hıza kadar arkası gayet net görülüyor. Eh bu da benim gibi 90 ila 120 km hızlarda sürüş yapan biri için güzel sonuç. Titreşim tabii ki tamamen bitmiş değil ama motorun gidişindeki rahatlama hissediliyor. Eskiye göre daha az bağırıyor ve daha akıcı bir sürüşe izin veriyor. Bütün bunları dikkate alınca yukarıda yazdığım yazıya bir güncelleme şart diyerek bu yorumu da eklemek istedim.

GÜNCELLEME (02.01.2019):  Dişli izlenimimiz için bir de video çektik, aşağıdan izleyebilirsiniz.   


10 Ekim 2018 Çarşamba

Dominar D400, 5000 bakımı ve küçük bir analiz daha...

 

   Merhaba.
   Bugün Midnight'ın (Dominar D400) 5000 km periyodik bakımını yaptırttım. 2018 Ekim ayı itibariyle maliyeti 195tl tuttu. Yağ ve filtresi değişti, tüm somunlar kontrol edilip sıkıldı, zincir ayarı yapıldı ve yağlandı. Zaten 2800 km civarında bir ara yağ değişimi yaptırmıştım, o zaman serviste olmayan ön tur camını kendim halletmiştim, hatta okuyanlar bilir Biadil cam kaskıma kaskıma rüzgarı verince değişip, GP Kompozit almıştım. Yanı sıra arka dişliyi 42 T yapıp titreşimi ve genel anlamda motor yıpranmasını biraz daha azaltmaktı niyetim, o zaman dişli de yoktu serviste, maalesef bugün de yoktu, ama geldiği anda haber verecekler ve gidip dişli değişimi yapacağım. Açıkçası bir ara ciddi ciddi bu haline alıştım, dişliyi hiç değişmesem mi, demiştim ama, yine de geceleri iş dönüşü o aynalardaki titreşim kaynaklı görüntü bozulması hiç de hoşa gidecek gibi değil diyerek ve hem benim hem motorun yorgunluğunu azaltmak adına değişme kararımı kesinleştirdim. Maalesef benim debriyaj müşürü de sizlere ömür, görevini iyi yapmıyordu, bu sebeple yan ayaklık kapalı ve motor 1.viteste iken debriyajı çekince çalışan motor, bir süredir çalışmaz olmuştu, Baymoto garanti kapsamında onu değişelim dedi, aynı zamanda dişli de sipariş edelim aynı anda değişelim dedim ben de. Yani müşür garantiden, dişli ise cepten değişecek.😃 Bakalım en kısa zamanda haber verecekler.
Bu iki işlemi de yapınca bu yıl için hatta gelecek kışa kadar benim Midnight'ın herhangi bir eksiği kalmıyor. Sadece lastikleri daha iyi hamurlu bir lastikle değişmem lazım ama, onları da kışın motoru kullanmayacağım için gelecek kışa erteledim, zira memleketin ekonomik durumu bizim de az buçuk belimizi bükmeye başladı, şu an bakıma bile verdiğim paraya acırken 2000 tl'ye yakın bir parayı bir çift lastiğe vermek hiç işime gelmedi doğrusu. İşin acayibi orjinal lastikler de şimdiye kadar gayet iyi idare etti, hatta dün gece iş dönüşü yeşil ışıktan geçmek üzere iken solumdan kırmızıda geçen bir polis otosu(yanlış okumadınız Polis otosu) az kalsın beni ezecekti ki, orjinal lastiklere rağmen çok ama çok az bir arka kayması ile zınk diye durdurabildim motoru, hızım da fazla değildi ama yine de şaşırttı beni lastikler. Normalde kullanım tarzım da agresif değildir, çok nadiren yüksek hız ihtiyacında olurum, genelde trafik akış hızlarında sürerim ya da bir tık üstünde. Kalkışlarda gaza asılmam, mesela Domi için hep söylenen, kalkışlarda arka tarafın drifte gelme olayı bende hiç olmadı 5000 km'dir, ki test motorunda ben de yaşamıştım bunu.

   Haa bu arada unutmadan, daha rodaj bakımında yaptırmak istediğim dörtlü flaşörü, servisim led sinyallere yapılamayacağını söylediği için yaptıramamıştım. Geçtiğimiz Cumartesi günü, internet ortamından tanıdığım bir arkadaşın vasıtasıyla Zafer Akkuş adlı elektrik elektronik üstadı bir arkadaşa gidip yaptırttım, üstelik hızı da istediğiniz gibi ayarlanabiliyor sinyal ve dörtlülerin. Orjinal haline yani 4'lüsüz haline istediğiniz zaman geri dönme şansınız da var. Yani motorun orjinalinde kablo kesme vesair bir şey yapmıyor, sadece bir aparatı değişiyor ve bağlantıları hallediyor (ki kendisinin de bir Dominar'ı var) bu yüzden gayet iyi iş çıkartıyor, ellerine sağlık diyorum buradan bir kez daha. Böylece en çok yaptırmak istediğim şeylerden biri olan (Geronimo'da rodaj sonrası hemen yaptırmıştım) 4'lü işini de hallettim. Üstelik Zafer arkadaşım sağ olsun oldukça da makul bir fiyata yaptı bu işi.
   Kısacası D400 neredeyse gelecek sezona da hazır gibi.
   Kışın 10 derece ve altındaki soğuk havalarda, yer kuru bile olsa motor sürmeme kararım Dominarla en ufak bir yağmurda da sürmemeye dönüştüğü için, orjinal lastikler beni idare ediyor, etmek durumunda. Böylesi çok daha rahat, hem risk azalıyor hem ben vapur keyfi yaparak işe gidebiliyorum, hem hastalanma ihtimalim düşüyor. Kısacası kim ne derse desin, tatlı su motorcusuymuş, yok şuymuş buymuş, bunların benim nezdimde hiç bir kıymeti harbiyesi yok cancağızım.😊 (Ulan ne cümle kurarmışım be, sankim paşa dedem konuştu, yok yok dede de paşa değil, muhtardı 😊 )

5000 km içinde Dominar D400'e taktığım aksesuarlar ve yapılan işlemler.
- Gidon Yükseltme aparatı
- Elciklere rüzgar koruma
- Uzun Tur camı
- Arka çanta demiri ve 45 lt. topcase
- Daha yüksek ve geniş aynalar
- Depo üstü yeni ped
- Depo yan koruma pedleri
- Telefon tutucu
- Dörtlü Flaşör


5000 km sonra memnuniyet v.s.
   Açıkçası ilk zamanlardaki negatif düşüncelerim Dominar'ı kullandıkça azalmaya başladı, zira gayet iyi performans sergiliyor, en çok şikayet ettiğim titreşimine bile epeyce alıştım gibi. 😊
İnsan kullandıkça hemen her türden motosiklete alışıyor gibi sanki. Benim de son dönemde Domi hakkındaki fikirlerim olumlu yönde değişti, yok yok bunda felaket zamlanmış olmasının etkisi yok, valla yok yav.😜
   Titreşim yüzünden ilk zamanlar "ulen hata mı ettik Geronimoyu satmakla?" derken, şimdi iyi etmişim diyorum, çünkü Domi açık ara insana daha fazla güven veriyor, dengesi, gidişi çok daha sağlam, malzeme kalitesi, işçiliği ve sağlamlığı da daha üst düzey gibi. Pek çoklarının dediği gibi bu paraya(yani benim aldığım parayı kastediyorum, ben Nisan 2018'de 18bin tl civarına almıştım) alınabilecek bu donanımda başka motosiklet yok gerçekten.
   Sırf Bosch marka ön arka abs sitemi ve Bybre fren kaliperleri bile yeterli bence, ki çok iyi çalışıyor fren sistemi, tüm aydınlatma sisteminin led oluşu v.s. gibi özellikleri de cabası.
 

   Yani dostlar benim Dominar hakkındaki bir kaç yazı önceki gerçekçi analizim halen geçerli olsa da o analizdeki bazı konularda da düşüncelerim biraz daha yumuşamış durumda.
   Önümde emekliliğime ve İstanbul'u terk eylemeye bir 5 yılım var, hayat ve ömrümüz vefa ederse Dominar'ı bu süre zarfında kullanmak azmindeyim. İstanbul'daki son motosikletim olacak umuyorum, zaten o amaçla almıştım, umarım 5 yılı sorunsuzca çıkartırız. Bu 5 yıl için hedefim de 40 ila 50 bin km yapmak. Bakalım zaman bize neler gösterecek, yine de bir vade ve takvim koymak doğru gelmiyor motosiklet işinde, hayat sürprizlerle dolu, motosiklet denilen alet de hayat gibi sürprizlere gebe bir alet, umarım bu hedefi tuttururuz ne diyeyim. Şu anda 25 bin km yapmış sorunsuz binen arkadaşlar var, bizzat biliyorum. Belki ben de 40 - 50 binli km'leri görüp burada paylaşırım zamanı gelince.

  Yani son söz olarak şunu diyebilirim, Dominar D400, alınmayacak bir motosiklet değil, parasının hakkını gayet güzel veren bir alet, artık net olarak bunu düşünüyorum kendisi hakkında. Benim yaptığım gibi üzerinde bazı küçük tefek değişikliklerle, lanse edildiği gibi sport tourer bir alet haline gelebiliyor. Hatta son dönemde Bajaj Dominar kullanıcıları ile birlikte pek çok etkinlik düzenliyor, İstanbul'a yakın yerlere sürüyorlar, umarım ben de bir tanesine katılır ve buradan paylaşırım en kısa zamanda.


   Herkesin daha iyilerine, daha güzellerine kavuşmasını dilerim.


   Nice yollara!







                 Bir de video çektim, amatörce de olsa meraklısına canlı canlı bir anlatım da burada:

NEDEN SÜRÜŞ EĞİTİMİ ALMALIYIZ ?!

NEDEN SÜRÜŞ EĞİTİMİ ALMALIYIZ ?!
Fotoya tıkla yazıyı oku!

125cc ile Dünya Turu (Around the world by 125cc)

125cc ile Dünya Turu (Around the world by 125cc)
Fotoya tıkla yazıyı oku!

Kaza Şiiri... :)

Kaza Şiiri... :)
Fotoya tıkla yazıyı oku!