Bu blog benim kişisel motosiklet hikayemi, motosikletle ilgili deneyim ve düşüncelerimi anlatmaktadır.
Profesyonel bir motosiklet sürücüsü değilim, amatörce, kendi bilgim dahilinde kendime bir kişisel motosiklet arşivi hazırlamak amacıyla yola çıktım, sonrasında iş biraz dallanıp budaklandı. Ben deneyim kazandıkça blogda paylaşım ve yazılar çoğaldı.
Motosiklet insana büyük zevk veren bir taşıt, üstelik büyük şehirlerin trafik kaosuna da bireysel anlamda harika bir çözüm sunuyor. Ama aynı zamanda oldukça riskli de bir taşıt. Motosiklete her sürücü kendi kişisel risklerini ve sorumluluklarını alarak binmek durumunda. Bu sebeple benim burada anlattıklarım tamamen benim kişisel deneyimlerim olup tavsiye ve teşvik niteliği taşımamaktadır. Okurlarının bloğu bu bilinçle okuduğu ön kabulüyle yazıp çiziyorum ve sizin motosikletle yapacaklarınız sizi bağlıyor, tıpkı benimkilerin de beni bağladığı gibi. Blog sizin yapacaklarınızla ilgili sorumluluk kabul etmez, zira burası bir motosiklete başlangıç ya da eğitim mecrası değildir.
Motosiklete başlamak isteyenler için sanılandan çok eğitim merkezi var memlekette, eğitimsiz sürmeyin derim. Çok şey fark ediyor çünkü.
Youtube kanalımızda ufak ufak denemelere devam ediyoruz. Son olarak aşağıya da eklediğimiz izlediğimiz ve en çok beğendiğimiz 5 motosiklet filmine dair bir video yayınladık efenim. Amatörce, kısıtlı imkanlarla denemelere devamdayız... Beğenmeniz umuduyla... Beğenmeyenin de canı sağ olsun! 😃😄
Motosiklet Filmleri (Ya da İçinden motosiklet geçen filmler) 2.Kısım
Motosiklet Filmleri 1 adıyla, bir kısım motosiklet
filmini tanıtmıştık. Ve orada vaad ettiğimiz gibi listenin 2. ve belki
3. kısmı da olacak dedik. Nihayet 2.kısmı da yayınlıyoruz. Sayfa çok
fazla şişmesin diye yine belli sayıda filmle sınırlı kalacak ne yazık ki
ve bu sebeple belki de ileride 3.kısım da yayınlanacak.
Bu liste
daha ziyade eski ve klasikler arasına girmiş filmlerden oluşuyor, ne
yazık ki bizim memlekette bu tarz filmlere ulaşmak pek de kolay
olmadığından, filmlerin çoğunu bendeniz de henüz izlemiş değilim, bu
sebeple altlarına doyurucu yorumlar yazamadım affola.
Yönetmen: Roger Corman Oyuncular: Peter Fonda, Nancy Sinatra, Bruce Dern Yapım yılı: 1966 IMDB Link
Peter Fonda'nın Easyrider öncesi çektiği Hells Angels güzellemesi.
THE WILD ONE
Yönetmen: Laslo Benedek Oyuncular: Marlon Brando, Mary Murphy, Robert Keith Yapım yılı: 1953 IMDB Link
Marlon Brando'dan bir sinema klasiği, üstelik filmdeki tüm motosikletler de artık klasik ötesi olmuş durumda.
HELLS ANGELS ON WHEELS
Yönetmen: Richard Rush Oyuncular: Adam Roarke, Jack Nicholson, Sabrina Scharf Yapım yılı: 1967 IMDB Link
Gerçek
Hells Angels üyelerinin de rol aldığı film, adı üstünde dünyanın en
büyük motosiklet kulübünün o yıllardaki hikayesini anlatıyor. Jack
Nicholson bu filmde motorcuyu oynuyor, 1969'da Easyrider'a ise
motorculara filozofluk yapan avukatı oynadı. Bu motosiklet işine
-sinemada bile olsa- bir kez bulaşan tekrar mutlaka başka bir motorlu
filmde oynuyor anlaşılan.
ON ANY SUNDAY
Yönetmen: Bruce Brown Oyuncular: Steve McQueen, Bruce Brown, David Evans Yapım yılı: 1971 IMDB Link
Steve
McQeen de tıpkı Jack Nicholson ve Peter Fonda gibi motosiklete fena
halde bulaşan isimlerden ve tek bir filmle kalmamış oyunculardan.
Hepimiz bir kere bulaştık ve bir daha da bırakamadık iki tekerli şeytan
icadını. Bu aslında belgesel bir film. İzlemediğim için çok fazla yorum
yapamayacağım en kısa zamanda bulup izlemek lazım.
ON ANY SUNDAY II
Yönetmen: Ed Forstyh, Don Shoemaker Oyuncular: Bruce Penhall, Ed Winn, David Evans Yapım yılı: 1981 IMDB Link
İlki gibi belgesel niteliğinde çekilmiş ikinci film.
ME AND WILL "Easyrider ve Thelma&Louise iddiasıyla yola çıkmış bir film"
Yönetmen: Melisaa Behr, Sherrie Rose Oyuncular: Melisaa Behr, Sherrie Rose, Bret Domrose Yapım yılı: 1999 IMDB Link
THE GIRL ON A MOTORCYCLE
Yönetmen: Jack Cardiff Oyuncular: Mar, Sherrieianne Faithfull, Alain Delon Yapım yılı: 1968 IMDB Link
BORN TO RIDE
Yönetmen: Graham Baker Oyuncular: John Stamos, John Stockwell, Teri Polo Yapım yılı: 1991 IMDB Link
BORN TO RIDE "İsim aynı film farklı"
Yönetmen:James Fargo Oyuncular: Casper Van Dien, Patrick Maldoon, William Fosthe Yapım yılı: 2011 IMDB Link
Bir başka sürmek için doğanlar güzellemesi. Aslında 2011 yapımı bir B filmi denilebilir.
ANGEL UNCHAINED
Yönetmen: Lee Madden Oyuncular: Don Stroud, Luke Askew, Larry Bishop Yapım yılı: 1970 IMDB Link
THE GREAT ESCAPE "Dikkat Sinema Klasiği, Baş Yapıt"
Yönetmen: John Sturges Oyuncular:Steve McQueen, James Garner, Richard Attenborough, Charles Bronson, James Coburn Yapım yılı: 1963 IMDB Link
Hakkında bir kaç söz etmeden geçemeyeceğim bir film.
Tam
anlamıyla bir sinema klasiği ve başyapıt. Oyunculuklar da, konunun
işlenişi de harika. 2.Dünya Savaşı esnasında bir Alman esir kampından
kaçmaya çalışan esirlerin hikayesi. Ama ne hikaye. Filmin motosikleti
ilgilendiren kısmı ise Steve McQueen'in motosiklet üstünde türlü
cambazlıklar yaptığı final sahnesi denilebilir. Bu tam anlamıyla bir
motosiklet filmi değil ama içinden motosiklet geçen bir sinema klasiği,
bana göre mutlaka izlenmesi gereken filmlerden.
ROUSTABOUT "Krallar da motosiklete biner"
Yönetmen: John Rich Oyuncular: Elvis Presley, Barbara Stanwyck, Joan Freeman Yapım yılı: 1964 IMDB Link
Rock'n Roll'un Kralı Elvis Presley ve motosiklet, izlemek için başka bir sebebe gerek var mı?
THE LOSERS "Hells Angels Vietnam'a gitse, gör başına neler gelir"
Yönetmen: Jack Starrett Oyuncular: William Smith, Bernie Hamilton, Joan Freeman Yapım yılı: 1970 IMDB Link
70'lerin B filmlerinden biri diyebiliriz, bu işi sadece motosikleti de dahil edip yapmışlar. Cüneyt Arkın'ın Kara Jawa ile yaptıklarına hiç gülmeyin, burada daha abukları var çünkü.
THE DIRT BIKE KID "Motosikletli bir veledin maceraları"
Yönetmen: Hoite C. Caston Oyuncular: Peter Billingsley, Stuart Pankin, Anne Bloom Yapım yılı: 1985 IMDB Link
LARRY CROWNE "Tom Hanks yapmış yapacağını"
Yönetmen: Tom Hanks Oyuncular: Tom Hanks, Julia Roberts Yapım yılı: 2011 IMDB Link
Nihayet hakkında söz söyleyebileceğim yeni tarihli bir film. Tom Hanks kendi senaryosunu filme çekip bir de başrolünde oynuyor. Film yine içinden motosiklet geçen filmlerden biri. Motosiklet filmde yan unsur gibi dursada epeyce bir skutır ve motosikletli sahne var filmde. Son yıllarda izlediğim iyi filmlerden biri. Hayata az buçuk kafa yoranların daha fazla ilgisini çekecek bir film bu. Gönül rahatlığıyla (özellikle gençlere) tavsiye edebileceğim bir film. Hani çocuğunuzun gençlik yıllarında izlemesi için bir film listesi yapsanız (ki ben yapıyorum) bu filmi de mutlaka o filmler arasına katmalısınız derim. İnsanı bir kitap okumuş gibi yapan filmlerden...
Bizim şimdiye kadar izlediklerimiz içinde en beğendiğimiz 5 filmi anlattığımız videomuz da youtube kanalımızda yayında:
İyi Seyirler...
Bu başlığın zamanla güncellenmesi pek muhtemel görünmektedir, takipte olunuz efenim...
Yeni yılın ilk paylaşımını eski bir yazıya ayırdım. Eh daha önce blog'da yayınlanmadığına göre yeni sayılır. Buyrun:
Bir Kült: Easy Rider
Bu kez hem motosiklet hem de sinema seven arkadaşlara, benim ve eminim benim gibi bir çok insanın motosikleti daha çok sevmesini, bir yaşam biçimi olduğunu kabullenmesini sağlayan bir filmden, Easy Rider'dan bahsedeceğim. Filmi kaç kez izledim hatırlamıyorum bile.
Film aslında bu tarzdan hoşlanmayanlar için biraz sıkıcı gelebilir ama içerisinde felsefesi olan bir filmdir bahis konusu olan. Zira kült olmuş bir filmdir ve açıkçası biraz da ağır ilerler. Ama içinde taşıdığı ağırlık filmin kendi ağırlığını unutturur izleyiciye.
Filmin senaryosu Terry Southern ve başrol oyuncuları Dennis Hopper ve Peter Fonda tarafından kaleme alınmış. Dennis Hopper ve Peter Fonda aynı zamanda filmin yapımı ve yönetmenliğini de üstlenmişler(Hopper Yönetmen, Fonda Yapımcı). 68 rüzgarının peşinden 1969'da çekilmiş Easy Rider. Filmin sürprizi ise filmdeki felsefik diyaloglarıyla Jack Nicholson şüphesiz.
Dennis Hopper filmin 2 motosiklet parasına mal edildiğini ve bu kadar ilgi göreceğini tahmin etmediklerini söylemiştir. Bu anlamda da tam bir bağımsız sinema örneğidir aslında.
İki chopper, Fonda ve Hopper
Konusu:
Filmde iki motosikletli arkadaşın sattıkları uyuşturucunun parasını cebe atıp Mardi Grass Festivaline katılmak üzere kendilerini yola vuruşları ve bu yolculuk esnasında başlarına gelenler anlatılıyor. Ama filmi sadece bu şekilde özetlemek hata olur sanırım. Çünkü filmde asıl anlatılmak istenenler özgürlük ve muhafazakarlık çatışması, 68 sonrası Amerikasında aslında özgürlük bağlamında bir kuşağın, toplumun genelinden farklılaşması ve özellikle de içine kapalı bir yaşam süren küçük kasabalarda bu hippy gençlerin nasıl önyargıyla karşılandığı irdeleniyor. Söylediği ve söylemek istedikleriyle aslında film bir anti-Amerikan başyapıtı da denebilir.
Tam Bir Bağımsız Sinema Örneği:
Film sadece Amerika değil tüm dünyada bağımsız sinemanın en önemli örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Filmde geleneksel sinemaya olan bağlılığı engelleyecek pek çok unsur bulunmaktadır. Hemen fark edilenlerden biri sahne değişirken sıçrayarak diğer sahneye geçişlerdir. Karekterler hiçbir otoriteyi tanımazlar, bir yere, kişiye, topluma bağlı değillerdir. Bu anlamda Hoollywood'a da yeni bir bakış açısı göstermiştir film.
Easy Rider teriminin Türkçesi "Geniş İnsan"dır. Yani hayatı hafife alan, para kazanmayan ama harcayan insanları tasvir eder. Filmde de bu tip canlandırılmıştır. Peter Fonda şu sözüyle aslında o yıllarda yaşananları özetliyor: "Özgürlük bir fahişe oldu ve hepimiz de kolay yolu seçtik."
Filmin senaryosunun kitaplaşmış hali ülkemizde de yayınlanmıştır. Roll Yayın tarafından "Easy Rider - Bir Özgürlük Şarkısı" adıyla ilgilenen arkadaşlar araştırıp bulabilir.
Filmi Efsane Yapan Harleyler:
Filmin biz motosiklet tutkunlarını ilgilendiren bir başka yönü ise filmin iki kahramanının neredeyse tüm film boyunca üstünden inmedikleri Harley Davidson Chopperlarıdır şüphesiz. Özellikle Peter Fonda'nın (Filmde Yüzbaşı Amerika) bindiği Harley bu filmden sonra adeta bir sembol olmuştur. Sanırım pek çok chopper ve cruiser sever de bu filmden sonra kapılmıştır bu modelin sevdasına.
Filmden önemli replikler:
George (Jack Nicholson): "Sakın birine özgür olmadığını söyleme, seni öldürerek ya da sakat bırakarak bunun tersini ispat etmeye çalışacaktır"
Bılly (Dennis Hopper): "Yani 2.sınıf bir motele bile alınmıyoruz anlıyor musun, korkuyorlar bizden, ödleri patlıyor"
George (Jack Nicholson): "Senden korkmuyorlar, senin temsil ettiğin şeyden korkuyorlar"
Billy: "Ne temsili be moruk, onların gözünde saçtan başka bişeyi temsil etmiyoruz"
George: "Yoo, hayır... Onların gözünde sen, özgürlüğü temsil ediyorsun"
Billy: "Özgürlüğün ne mahzuru var birader, bütün mevzu bu."
Film Hakkında Oyuncularıyla Yapılmış Röportajlardan İnciler:
Peter Fonda: "İnsanlara bir şey söylenemeyeceğine inanıyorum. Onlara bir şeyleri göstermek lazım. Eğer şu an seninle konuştuğum gibi filmde de ayağa kalkarak desem ki 'baylar, bayanlar bu filmde benim işim korkuyla; size girip çıkan da korkudan başka şey değil. Korku sizi oturduğunuz yerde düzüyor.' parmaklarıyla kulaklarını tıkar ve düğmeyi kapatırlar. Arkalarına dönüp giderler ve 'Ne dediğini duymadım, kim oluyor ki o, bunları bana söyleyecek' derler.
Dennis Hopper: "...Onları izlerken 'iyi çocuklar' diye düşünüyoruz, ama aslında otuzlu yaşların başındalar, yerleşik olan düzenin 'çalışsınlar da işe yarasınlar' dediği bir yaş grubu bu. Bunun yerine ordan oraya dolaşarak esrar satıyorlar. Çünkü bu, Wall Street'te vaktinin yüzde seksenini hükümeti dolandırmakla geçiren kodaman işadamının yaptığından daha kötü gelmiyor onlara."
"Özgürlük yürüyüşüne katılmıştım, biz geçerken üstümüze işeyen ve 'Beyaz Pislik' diye bağıran bir adam vardı. 'Vay be' diye düşündüm, 'Bu adam göremiyor mu, anlayamıyor mu? Biz aslında aynı sürünün parçasıyız'. Bana bağırmaya devam etti 'Hippi bozuntusu, komünist, uzun saçlı'. Vay be! Demek istediğim şu, onun saçının kısa olması benim umrumda değil ki!"
Herkese motosikletli ve sinemalı günler...
(Yararlanılan Kaynaklar: Easy Rider Senaryo / RollYayın, wikipedia, film arşivim ve hafızamda kalanlar)
Çağrı "Cloud" Ö
28.01.2008
GÜNCEL:
Yazıyı 2008'in Ocak ayında yazmışım, tam üç yıl olmuş. O zaman eklemediğim ama şimdi aklıma gelen bir kaç not eklemek isterim.
Filmden sonra Hopper ve Fonda, Hoollywood tarafından adeta bir dışlama ve karalamaya tabii tutulmuş ve büyük yapımlarda rol bulamamışlardır. Dennis Hopper zaman zaman ve genelde kötü adam olarak karşımıza çıkmış beyazperde'de, Fonda ise çok daha nadiren piyasada görülmüştür, ki kendisi büyük aktör Henry Fonda'nın oğludur. Buna rağmen böyle bir bağımsız film onu istenmeyen adam durumuna sokmuştur. Gerçi Peter Fonda'nın da bu durumu iplediğini hiç sanmıyorum. Fonda'nın son filmlerinden biri yine bir motosiklet hikayesi olan Ghost Rider olmuştur. Orada Nicholas Cage'e teklifte bulunan Şeytan rolünü oynamıştır.
Bunları da aklımda kalmasın diye paylaşayım istedim....
İyi seyirler ve iyi sürüşler!
Dilerseniz yukarıdaki fragmana tıklayıp yazıyı steppenwolf'un harika şarkısı eşliğinde okuyabilirsiniz.
Bu yazıdaki fotoğraf ve videolar internet ortamından alınmıştır...