Merhaba.
Bu blog benim kişisel motosiklet hikayemi, motosikletle ilgili deneyim ve düşüncelerimi anlatmaktadır.
Profesyonel bir motosiklet sürücüsü değilim, amatörce, kendi bilgim dahilinde kendime bir kişisel motosiklet arşivi hazırlamak amacıyla yola çıktım, sonrasında iş biraz dallanıp budaklandı. Ben deneyim kazandıkça blogda paylaşım ve yazılar çoğaldı.
Motosiklet insana büyük zevk veren bir taşıt, üstelik büyük şehirlerin trafik kaosuna da bireysel anlamda harika bir çözüm sunuyor. Ama aynı zamanda oldukça riskli de bir taşıt. Motosiklete her sürücü kendi kişisel risklerini ve sorumluluklarını alarak binmek durumunda. Bu sebeple benim burada anlattıklarım tamamen benim kişisel deneyimlerim olup tavsiye ve teşvik niteliği taşımamaktadır. Okurlarının bloğu bu bilinçle okuduğu ön kabulüyle yazıp çiziyorum ve sizin motosikletle yapacaklarınız sizi bağlıyor, tıpkı benimkilerin de beni bağladığı gibi. Blog sizin yapacaklarınızla ilgili sorumluluk kabul etmez, zira burası bir motosiklete başlangıç ya da eğitim mecrası değildir.
Motosiklete başlamak isteyenler için sanılandan çok eğitim merkezi var memlekette, eğitimsiz sürmeyin derim. Çok şey fark ediyor çünkü.

Yolunuz hep açık olsun.
Nice yollara.

Çağrı Ö.


motorcycle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
motorcycle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Haziran 2020 Perşembe

XMAX 250'Yİ ACİL DURUMDA ÇALIŞTIRMAK / ANAHTAR KAYBOLDU, PİLİ BİTTİ, MOTORU NASIL ÇALIŞTIRIRIZ?

   Xmax'ımızın uzaktan kumandasının pili biterse ya da kumandayı (yani anahtarı) kaybedersek motorumuzu nasıl açacak ve çalıştıracağız? Videoda anlatmaya çalıştım. Bu konuda farklı videolar var, ancak ben bir nebze daha detaylı anlatmayı denedim, umarım faydası olur.
NOT: Videoda anlatılan acil durum anahtar kodunuzu kimseyle paylaşmayın, bu kod numarasını öğrenen bu yöntemle motorunuzu çalıştırabilir. Kodun bir kopyasını acil durumlar için yanınızda taşımayı da unutmayın!!!

5 Haziran 2020 Cuma

14 Yıl vitesli motosiklet sonrası maxi scooter'a geçmek

Tam 13.5 yıldan sonra ilk kez 2019 Kasım'ında Yamaha Xmax 250 ile scooter kullanmaya başladım. Bu konuda neler hissediyorum, iyi mi oldu kötü mü, vitesli motor mu, scooter mı, hangisi favorim, bunları anlatmaya çalıştığım video yayında.

23 Mayıs 2020 Cumartesi

XMAX'I DONATTIM / KORUMA DEMİRİ, SİSSY BAR, RÜZGAR KORUMA TAKTIM.


YAMAHA XMAX 250'Mİ FULL AKSESUAR DONATTIM.

Tabii ki MotoHayat M.M.E. youtube kanalımda da videolu anlattım. Meraklısı için her zamanki gibi ilk göz ağrım bloguma da koymadan edemedim. GP Kompozit Koruma demiri Transmotor Sissy bar GP Kompozit Bacak rüzgar koruma taktım. Neden yan sanayi aksesuarlar aldım? Montajı ve fiyat bilgisi hakkında detaylı ve yorumlu bir videodur.

Bu arada motorumda ilk aldığımda taktığım, egsoz koruma demiri, fiberglass arka grenaj korumaları da mevcut. Videoda az çok onlar da görünüyor.


BEĞENEN NAÇİZ KANALIMA ABONE OLSUN!
BEĞENMEYENİN DE CANI SAĞ OLSUN!

13 Ocak 2020 Pazartesi

AOKIGAHARA ORMANI YA DA AĞAÇLAR DENİZİ'NİN HİKAYESİ / Konu Dışı

MotoHayat youtube kanalımda yayınladığım bir başka motosiklet üstü hikaye, The Sea Of Trees ya da Aokigahara Ormanı'nın hikayesi.
BEĞENEN KANALIMA ABONE OLSUN!
BEĞENMEYENİN DE CANI SAĞ OLSUN! :)

20 Aralık 2019 Cuma

YAMAHA XMAX 250 KEYLESS, KUMANDA KULLANIMI, AÇMA - KAPAMA / BUZZER & ANSWERBACK ON - OFF

Yamaha Xmax 250 (2019)'nin anahtarsız çalıştırma mevzusu birazcık muammalı. Bu sebepten ben de internette Türkçe bir kaynak bulamayınca, bu video ile anlatmak istedim. - Uzaktan Kumanda açma/kapama - Otoparkta uzaktan motorun yerini bulma (answer back) özelliğinin aktif ya da pasif hale getirilmesi. - Keyless go genel kullanımı hakkında öğrendiklerimi, benim gibi yeterli bilgilendirilmemiş kullanıcılar için paylaşmak istedim.

Buyrun videoya:

10 Aralık 2019 Salı

Xmax 250'nin rodaj bakımını yaptırdım.

 
 









 


   Robo'yu aldıktan aşağı yukarı 1 ay sonra, bugün servise gittim, 957 km yol yapmışım, ilk 1000 km rodaj bakımı için girdik padok'a.
   Neler yapıldı?
   Motorun motor yağı ve şanzıman yağı değiştirildi, yağ filtresi değiştirildi. Tapa conta dedikleri yağ contaları değişti. Lastik havalarına bakıldı. Benim isteğim üzre, gidon en ileri kademeye alındı ve dolayısıyla biraz da yükselmiş oldu.
   Ne ödedim?
   İşçilik v.s ile birlikte 2019 Aralık ayı itibariyle 260 tl ödedim.
   Neler oldu?
   Dönüş yolundaki hissiyatım motorun rahatlamış olduğuydu, daha bir akıcı gider oldu doğal olarak, zira rodaj yağı yerine artık normal motor yağı (yarı sentetik Yamalube) konulmuştu. Orjinal haliyle gidon bana biraz yakın ve aşağıda geliyordu, malum boyum ve kollar biraz uzun. Kitapçığında ileriye ve az daha yukarı kademeye gelebildiğini okumuştum, bunu yaptırttım ve sürüşte kollarımın daha rahat ettiğini gözlemledim. Sanırım sırtımın ağrıması da bu sebeptenmiş ki, dönüş yolunda sırtımda hiç ağrı hissetmedim. Gidon biraz da cruiser bir hal almış oldu sanki.
   Şimdilik daha uzun uzadıya bir şey yazmayayım, bir de video hazırlıyorum, ilk fırsatta onu da MotoHayat aracılığıyla buraya eklerim.

Herkese bir kez daha çok daha iyilerini alabilmesini dilerim.

Selam ve sevgilerimle.

                                               












                                           Çok kaliteli bi çekim olmasa da video da yayında:



3 Aralık 2019 Salı

TRAFİKTEKİ AYMAZLAR / Sis farı, Zenon far, Abartı egsoz ve bilumum magandalık.


Dominar'ın tepesinde çektiğim son bir kaç videodan biri daha.
Trafikteki magandaları, aymazları, arsızları, bencil, egoist, psikopat, ruh hastası, empati nedir bilmeyenleri, gereksiz sis farı kullananları, orjinal olmayan zenon farlarla gözleri kör edenleri, abartı egsozla kafa ütüleyenleri, kendinden başkasına saygısı olmayanları, insanlıktan nasibini alamamışları gömdüm. Buyrun cenaze namazına. :)



Buna benzer videolar ve daha fazlası için müdüriyet😏: MotoHayat






11 Kasım 2019 Pazartesi

Başlangıç Motosikleti ve Motosiklete Başlamak (Videolu yazı)

   Merhaba.
   Midnight'ı sattık ama bir kaç zamandır biriken videoları da MotoHayat'da paylaşmaya devam edeceğiz illa ki. Sonrası da Robo ile devam olacak.
   Geçmiş haftalarda motosiklete başlangıç mevzusu üzerine ben de bir kaç kelam eylemiştim, ama bir türlü yayınlamaya fırsat bulamadım, şimdi bugün itibariyle Dominar üzerindeki son videolardan birini yayına koydum.
   Başlangıç motosikleti ve motosiklete başlamak mevzusunda benim düşüncelerim. Buyrun efenim :


Bu arada motosiklet işine yeni başlayacak ya da başlamışlara da zamanında naçiz blogumuzda yazı kaleme almıştık, meraklısına link şuradaydı:

Not: Yakında Dominarla son, Robo ile ilk sürüşün bir arada olduğu bir videonun da müjdesini vereyim buradan meraklısına. Artık kim merak edecekse😊

9 Kasım 2019 Cumartesi

HOŞ GELDİN ROBO

   - Baba bu robota benziyor, ismini buldum "Robotiki" ama sen ona kısaca "Robo" diyebilirsin. 


Şu tepedekinin aynısı bizim Robo.

   Eveeet, yine çok hızlı oldu ama, benim gibi - kimi zaman - epeyce tez canlı olan adama da bu yakışır. Şakası bir yana, Dominar 400'ümü (Midnight) satışa koyduktan 6 gün sonra sattım. Ve 1 gün sonra da gidip bir Yamaha xmax250 aldım. Çok mu hızlı oldu? Valla biraz öyle oldu, ama motoru neredeyse sadece işe gidiş geliş, ulaşım amaçlı kullandığım için mobilize olmamaya fazla dayanamazdım zaten, gerek iş yerimin uzaklığı, gerekse benim iki tekere çok alışmış olîmam ve tabii daha da önemlisi alacağım aletin fiyatının her geçen gün uçup gidiyor oluşu gibi faktörler beni daha fazla beklemeden satın almaya yöneltti. (Zaten bir kaç senedir bekleyip hüsrana uğramış, ötv indirimini filan kaçırıp ağlanmıştım.😭 ) Fiyatını ise hiç sormayın, ben de bu parayı verdiğime biraz üzgünüm, ama hani psikolojik sınır altına aldım diyebilirim, mevcut liste fiyatının altına kampanyalı fiyattan aldım. Pek çok bayii ile pazarlık etmeme rağmen Yamaha Türkiye satış politikası yüzünden hiç biri inemeyeceğini söyledi, ama dediğim gibi yine de liste fiyatının altında bi fiyat. (Lütfen daha fazla kurcalamayalım, canım sıkkın zaten bu konuda, geçen yıl ötv indirimi olmuş biz yan basmışız.😤 ) Bu kadar para bir 250cc motora verilir miydi? Verilmezdi belki, ama şimdi almazsam muhtemelen asla alamayacaktım, çünkü Domi'nin satış fiyatının üstüne benim için karşılayabileceğim kadar bir miktar eklediğim için çok zor olmadı ödemek. Açıkçası Dominar'ı da istediğim bir rakama satabildiğim için, üstüne koyduğum rakam biraz daha bütçeme uygun oldu. Zaten elimde o para olmasa toptan tüm fiyatı karşılamam imkansıza yakındı.
   Neden Xmax 250 sorusunun cevabını aslında az çok geçmiş yazılarda verdim sayılır, burada uzun uzadıya anlatmayayım. Tamamıyla kullanım amacım ve küçük tefek fiziki rahatsızlıklar baş sebep, ikinci sebep de eşimin ve annemin gerekirse biz destekleriz, gidip otomatik vites yağmur çamurda daha rahat edeceğin bir şey al baskıları oldu. Eh madem birileri maddi manevi destekliyor o zaman ben de tabii ki bir Japon ürününe niye sahip olmayayım dedim. Normalde şu ara motosikletimi değişme gibi en ufak bir düşüncem yokken, eşimin gazı ve desteğiyle değişiverdim.
Bu arada yeni kasa xmax'lerin Fransa üretimi olduğunu ve eskisiyle, yani Endonezya üretimi olanla görüntü harici epeyce bir farklı olduğunu, pek çok yerden okuyup izlemiştim, oldukça iyi yönde geliştirmişler aleti diye öğrenince daha da bir güvenle aldım açıkçası.
 
   İlk izlenimim, 13 yıl sadece vitesli motosiklet kullanmış, çok kısa skutır deneyimi olan ve Dominar 400 gibi biraz hantal bi motordan sonra, xmax bana kuş gibi geldi, orjinal orta sehpaya motoru almanın bu kadar kolay oluşu bile o saat konforlu bir şey satın aldığımı gösterdi bana. Ama şunu da söyleyeyim sürüş dinamikleri açısından motosiklet başka bir şey, maxi skutır başka bir şey, adeta iki tekerli otomatik otomobil gibi. Motosikletteki o dinamizm ve sportiflik skutırda yok gibi.
Detaylı inceleme videosu çekeceğim için daha fazla girmeyeyim bu konuya.

   Şaşkınım çünkü Dominar çok çabuk satıldı, şaşkınım çünkü birisi, "2019 bitmeden Yamaha Xmax alacaksın" dese, gülüp geçerdim. Hayat acayip bir şey ve sürprizlere gebe. Tabii ki maddi imkanlar elvermezse zor iş, ama açıkçası biraz madden zorlanarak da olsa, gün bugündür demedikçe de bir şeye sahip olunamıyor bizim memlekette. Hele benim gibi, geçmişte bir bisiklete bile sahip olabilmenin ne kadar zor olduğunu yaşamış bir insansanız, şimdi bunları yaşıyor olmak oldukça şaşırtıcı olabiliyor. Dedim ya hayat işte, hiç bir zaman umutsuz olmamak, çalışıp çabalamaya devam etmek ve vazgeçmemek gerekiyor.

   Her neyse duygusala bağlamayalım, bu konularla ilgili detaylı muhabbeti zaten MotoHayat'da çok yakında yaparım. O sebeple iyice uzatmayayım, zaten okuyan az. 😏

   Bu arada yeni motorumun ismini de 6 yaşındaki kızım koydu, "Baba bu robota benziyor" dedi, "ismini buldum, Robotiki ama sen ona kısaca Robo" diyebilirsin.😃
(Hakikaten xmax'ın bana izlenim olarak yaşattığı robot gibi olduğu, 13 yıl vitesli motosiklet sürüp sonra böyle bir alete binince "Robot gibi lan bu, neredeyse kendi kendine gidiyor" demedim değil hani. 😊 )

   Eh bana da hoş geldin Robo demek düştü, biraz geç geldin ama olsun...


  Herkese çok daha iyilerini alabilmesini dilerim.
  Ve yine eklemeden geçmeyeyim, içinde bulunduğunuz zaman diliminde satın alabildiğiniz motor en iyi motordur, onun keyfini sürün... Sonrası... Hayat işte, sürprizlere açık.

Nice yollara.

Ç.Ö.

NOT: Konuyla ilgili detaylı bir de video çekmiştim, meraklısı mevzuyu oradan da izleyebilir.

NOT 2: 2017 XMAX 250 yazım :

https://mymotorcycleexperience.blogspot.com/2017/04/?m=0

6 Kasım 2019 Çarşamba

HOŞÇA KAL MIDNIGHT!

Merhaba!
11.760 kilometre ve 1.5 yıl sonra maalesef uzun yıllar için aldığım Midnight'la ayrıldık, bugün satışını yaptım. Evet, takip edenler şaşıracaktır, çünkü ben bile şaşkınım, satışa koyduktan 1 hafta sonra, neredeyse aldığım fiyata sattım diyebilirim. Midnight gerçekten çok temizdi, en ufak bir kaza v.s. yaşamadım. Bu süre zarfında tek yakındığım yanı ilk 5000 km orjinal dişli ile vibrasyon problemiydi, onu da 42T arka dişli ile çözünce epeyce iyi anlaşmaya başlamıştık, bir sürü aksesuar v.s. derken... Bir kaç küçük rahatsızlık yaşadım sağlığımla ilgili, eşim zaten Midnight'ı (Dominar400) alırken bana hep "maxi skutır al rahat et, sadece işe gidip geliyorsun" diyordu, ama ben bu iki teker sevdasına vitesli motosiklet kullanacam diye başladığım için yiğitliğe ot sürdürmüyordum. Üstelik ben Dominar'ı alırken 250cc skutırların fiyatları da çok yüksekti, hala da yüksek. Ama bu zaman zarfında bir kaç sürüş denemesi, bir kaç inceleme, benim motosiklete ve motorlu hayata bakış açımın epeyce bir değişmesi v.s. derken kafamda ufak ufak maxi skutır'a yeşil ışık yanmaya başladı.
Kullanım amacımı düşününce (ki %90 işe gidiş geliş ve şehir içi işlerimi halletmek) ben esasen tam da skutır profiline uyuyordum. İşe gidip gelirken bir yığın giyim kuşam takıp takıştıran biri olarak da, bagaj ihtiyacım fazla oluyordu. Ayrıca yakın zamanda iş yerimin evimden biraz daha uzaklaşacağını da bildiğim için artık (hiç sevmesem de) yağmurda ya da kışın soğukta da binmem gerekebileceği için, bir an evvel bir maxi skutır alsam mı demeye başlamıştım, ama kimselere de söylemiyordum. Taa ki, 1 hafta önce eşim "hazır borç harç yokken alsana bir skutır" diyene kadar. Önce şaşırdım "sahi mi yahu, tamam diyorsun yani motoru değişmeme" dedim. "Sadece maxis kutır alacaksan, tamam diyorum" dedi. Kadınların bir kısmında (buna annem ve eşim de dahil) nedense skutırın daha güvenli olduğuna dair bir kanı var, oysa risk aynı, sadece skutırlar daha rahatlar, orası kesin.
   Her neyse, o gazla hazır motorumda hala temizken ben de bu vitesli motosiklet sevdasına ileride dönmek üzere bir ara verme kararı aldım (tam 13 yıl sonra) ve Midnight'ı satışa koyduğumun haftasında satıldı. Görmeye gelen arkadaş görür görmez notere gidelim dedi. 😂
   Ve bugün biraz hüzünle de olsa, bunca yıl sonra vitesli motosikletlerimin sonuncusu olan Midnigt'ı satmış bulunuyorum.
   Ne mi alacağım?
   Muhtemelen yeni kasa bir Yamaha xmax 250 ile yola devam edeceğim. Bloğu okuyanlar bilir geçen yıllarda kısa bir test sürüşü yapmış ve oldukça beğenmiştim, ki Dominar'dan önce ciddi ciddi almak isteğindeydim, ama kısmet bugüneymiş, iyi de oldu, okumalarım, izleyip araştırmalarım yeni kasasının hem Fransa üretimi  hem de eskisinden çok daha iyi olduğunu gösterdi bana, Domi'den önce alsam eski kasayı alacaktım, şimdi son versiyonu alacak gibiyim.
Bir kaç gün sonra belki bir hoş geldin yazısı da onun için yazabilirim.

   Ne diyeyim, Dominar 400'le düşündüğümden çok daha kısa beraber olduk, umarım alan arkadaş keyfini çıkartır. Ben de kim bilir belki yıllar sonra burada bir başka vitesli motosikleti aldığımı yazarım.

   Sözün özü dostlar, şimdi bir maxi skutır arası...😊

   Herkese sevdiği, alabildiği motorla güzel günler, alamayanlara da en kısa zamanda daha iyilerini dilerim.


NOT: Tabii ki blog ve MotoHayat'da ikiteker ve hayata dair deneyimleri paylaşmaya devam edeceğim.

NOT 2: Konuyla ilgili detaylı bir de video çekmiştim, meraklısı mevzuyu oradan da izleyebilir.

25 Ekim 2019 Cuma

YAĞMURDA MOTOSİKLET SÜR(ME)MEK (MOTOHAYAT VİDEO)

Yağmurda motosiklet sürmeyi sev(e)medim gitti, videoda bu konuyu ve kendi yöntemimi anlatmayı denedim. Kimseye aldırış etmeyin, ön yargılara kulak asmayın, siz de benim gibi düşünüyorsanız bu işin riskini azaltmak elinizde...



7 Ekim 2019 Pazartesi

SİNYAL NE YANA DÜŞER USTA? (video)

   Trafikte hepimizin yakındığı sinyal kolunu unutanlar, hiç kullanmayanlar, hatalı kullananlar hakkında youtube kanalımda ben de bir kaç kelam eyledim, üstelik çekim esnasında tesadüfen bir de trafik kuralını ihlal eden ticari araç sürücüsü görüntüledim.
Sinyal kolunun ne olduğunu bilmeyenler, bilip de kullanmayanlar izler umarım, izleyenler izlemeyenlere izletsin diyeyim. :))
Zor ama umarım bir gün bu memlekette herkes trafikte akıllı hareket edebilir.


30 Eylül 2019 Pazartesi

V Weekend Motoring 2019 Etkinliğine katıldık.

Pazar günü Intercity İstanbul Park'da V Weekend Motoring 2019 Etkinliğine katıldık. Çokça beğendiğimizi söyleyemem. Giriş ücretsizdi ama otopark 20 tl. İçeride yeme içme de fahiş fiyattan. Ayrıca otopark'a o parayı vermeyenler için yürüme mesafesi biraz fazla ama sonradan öğrendik ki, giriş kapılarında shuttle minibüsler işliyor, neyse ki dönüşte bindik de, çocukla filan iyice rezil olmadan aracımıza ulaştık.
Yine de bir günü değişik geçirmek için gitmek isteyene gitme diyemeyiz. Kısaca gezdik gördük, biz bi daha gider miyiz? Hayır gitmeyiz. Birazcık zengin işi festival kısacası. Gidemeyenler üzülmesin devasa bi kayıp değil. :)) Meraklısı için de bu video ile paylaşalım dedik, kaçırdım diye üzülmeyin sıkıştırılmış videomuzu izleyin😉
Beğenirseniz bi çıtır aboneliğinizi alalım, yok beğenmezseniz de canınız sağ olsun, bi abonelik sizden kıymetli değil.😊

17 Eylül 2019 Salı

MotoHayat

    Merhaba.
    Bu yıl bu bloğun 10.yılı, kutlama yazısını takip edenler okumuştur.
    Son yıllarda eskisi kadar faal olmadığımı, çokça yazmadığımı da eskiden takip edenler farkediyordur.
    Gerçekten de son zamanlarda neredeyse sanal aleme harcadığım zamanın (ki bu çok kısıtlı bir zaman hala) tamamını youtube kanalıma ayırarak geçiriyorum. Youtube kanalımın adı en başta bloğun adıyla aynıydı, sonra baktım ben sadece motosikletten bahsedersem sıkılacağım, motosiklet ve deneyimler yaptım, ama baktım ki hala orada kocaman motosiklet yazıyor, oysa ben hem motosikletten hem de hayatın her alanından aklıma estikçe paylaşımlarda bulunma hevesindeyim, bu sebeple son olarak (ve umarım kalıcı olarak) kanal ismini değiştirdim, artık youtube kanalımın adı:  MotoHayat
    MotoHayat dememin sebebi, hem motosikletten hem de hayattan bahsedecek olmamdır, o sebeple kanala Motosiklet Üstü Hikayeler diye bir dizi koydum, motosiklet selesinden ama motosiklet dışı hikayeler anlatmaya çabalayacağım çünkü. O sebeple Gezdik Gördük diye bir bölüm var mesela, motosikletsiz gezilerden ufak ufak paylaşımlar koymak için. Belki daha ileride, hani işi biraz daha amatörlükten çıkarabilirsem, oturup kamera karşısında bir şeyler de anlatabilirim ama sanırım daha o aşamaya gelene dek çoook ekmek yemem lazım. Hep dediğim gibi amatörce ve acemice denemelerle ilerliyorum, içeriği dolu tutmaya çalışacağım, saçma sapan boş muhabbet yapmamaya özen göstereceğim. Umarım beceririm.

    Bundan böyle bu blogdaki paylaşımlarımın da geneli kanaldakilerle koşut olacak gibi.
    Bu sebeple buradan da duyurmadan edemedim. Daha önce de değindiğim gibi youtube'da şimdilik sadece amatörce bir şeyler yapmayı deniyorum, takip eder beğenirseniz, kimbilir belki abone filan da olursanız, benim de heves ve azmim sürerse devam ederim, beğenmeyenin de canı sağ olsun.

    Gelsin bakalım MotoHayat, hayata ve motosiklete dair benim bakış açımdan paylaşımlarla yürüyelim...

Nice Yollara.


10 Eylül 2019 Salı

MIDNIGHT İLE 10.000 KM. (DOMİNAR 400 10 BİN BAKIMI)

   Merhaba.
   Dün itibariyle Dominar 400'umle de ilk 10.00km'yi devirdim, hem de tam servisin kapısından bakım için girdiğimde takometre tam 10.000 km gösteriyordu. 😃
    Açıkçası bakımın kendisinden çok fiyatı etkiledi beni. 2019 Eylül ayı itibariyle 390 tl'cik verdim periyodik bakıma. Eskiden otomobil bakımlarına bu paraları verirdik, şimdi motosiklete verir olduk ki otomobilde iki katı oldu bu rakamlar hatta markaya göre 3 katı filan da oluyor otomobilde.

Neyse bakımda klasik şeyler oldu,
- Yağ
- Yağ filtresi
- Yağ süzgeci
- Hava filtresi değişti (ki değişmedi henüz çünkü servislerde de fabrika da da filtre yokmuş, 1 aya gelecek ve değişecez)
- Zincir temizleme yağlama
- Zincir bolluğu kontrolü.

Klasik şeyler yani.


10.000 km sonra Dominar'la aram nasıl, bir sorun var mı?

   Midnight'ın en ufak bir sorunu yok, hala memnun olarak kullanıyorum. Açıkçası titreşimi dışında da olumsuz denebilecek bir yanı yok, ki titreşimi de artık beni çok etkilemiyor alıştık sanırım.

   Bir sonraki 10.000'e kadar (yani 20k'ya) sanırım artık teknik bir şeylerden filan bahsetmeyeceğim.
Dominar sıkıntısızca beni işe götürüp getirmeye devam ediyor.
   5000km'den bu tarafa ekstra olarak sadece orta sehpa taktım motora. Çok da iyi iş görüyor.

   Uzatmayayım, Dominarla hala mutlu mesut bir beraberlik yaşamaktayız.
   Darısı olmayanların başına...

Nice Yollara!

                                                 Meraklısına bir de videomuz var konu ile ilgili:

2 Eylül 2019 Pazartesi

BAJAJ DOMINAR 400'DE TİTREŞİM (VİBRASYON) AZALTMA / Benim yaptıklarım / VİDEO

DOMINAR 400'DE TİTREŞİM AZALTMA TAKTİKLERİ.
İŞE YARIYOR MU, YOKSA HİKAYE Mİ? Dominar 400'de malum titreşim (vibrasyon) var.
Ben kendi çapımda neler yaptım ve işe yaradı mı, youtube kanalımda onu anlatmaya çalıştım.

Buyrun:

7 Ağustos 2019 Çarşamba

AZ OKUYANLAR ÜLKESİNDE 10 YILI DEVİRDİK.

 


   Tam 10 yıl önceydi, 2 Ağustos 2009 yılında, henüz YBR 125'imi yeni satmıştım ve o zaman motosiklete o kadar uzun ara vereceğimi bilmeden, motosikletsiz günlerimde hem kendi yaptıklarımı anlatıp arşivlemek, hem de kendime link kütüphanesi gibi bir mecra yaratmak amaçlı bu bloğu açmıştım.
   Şimdi 10 yıl sonra geriye dönüp baktığımda çokça popüler olmasa da bir çok kişiye faydası dokunduğunu düşündüğüm bir iş yaptığımı anlıyorum. Zira bazı geri dönüşler gerçekten de suya yazı yazmadığımı, bir kaç kişiye bile olsa faydası olduğunu düşündürtüyor bana bu bloğun.
   10 yıl içinde zaman zaman küsüp bir daha yazı yazmama kararları da verdim, ısrarla ama ısrarla ille de ayda bir kez de olsa bir şeyler yazmam gerektiğini de düşündüm. Öyle ya da böyle, aldığı az hit rakamlarına rağmen, kendim için arşiv oluşturayım diye başladığım ve yazarken de bir anlamda terapi olduğum bu mecrayı ayakta tutmayı başardım. Bu zaman zarfında blog, motosiklete verdiğim uzunca arada, beni motosiklete de yakın tuttu, bazı gerçekleri motosikletten ayrıyken daha net görmemi de sağladı. Her şeyden önce çok sevdiğim yazma işinde pratiğe devam etmemi sağladı. 
    10 yıl önce 3.motosikletim olan Yamaha ybr 125'e binerken, henüz 7 yıllık evli bir adamdım, şimdi 17 yıllık evli ve gelecek ay ilkokula başlayacak bir de çocuğu olan bir babayım. Hayat acı tatlı pek çok sürpriz de yaptı bu süreçte ama işin muhasebesinde rahatlıkla tatlı yanların bu bilançoda daha ağır bastığını en azından son 10 yıl için söyleyebilirim. Tabii ki bu süreçte memlekette de pek çok acı ve tatlı şeyler oldu, belki memleketin bilançosu benim kişisel bilançom kadar da iyi değildi bu 10 yılda ama, yine de ben de memleket gibi ayakta kalabildim ve tabii blog da.
   Bu 10 yılda öyle ya da böyle buraya gelip benimle yazdıklarımı paylaşan, okuyan yorum yapan yapmayan, beğenen beğenmeyen her ziyaretçiye de tek tek teşekkür ederim, bir şekilde ben burada paylaştıklarımla onların hayatlarından geçmiş oldum, küçücük bir zaman diliminde de olsa, yüz yüze olmasa da etkileşimde bulunmuş olduk, bir teşekkürü hak ediyor bu bloğu okumak zahmetine giren herkes.

   10 yılı devirdik pekiyi de bundan sonra ne olacak? Açıkçası son 6 aydır çok ama çok amatörce de olsa blog adına bir youtube kanalı açtım, ama bu kısa zaman zarfında o kanalın da tıpkı bu blog gibi dallanıp budaklanacağını hissedeyazmış durumdayım. Bu sebeple ismini bile değiştirip Motosiklet ve Deneyimler yaptım, çünkü orada tamamen motosiklete odaklanmak yerine içinden motosikletin de geçtiği bir ortam oluşturma gayreti içindeyim. Fırsat bulduğumda artık o kanala daha fazla zaman ayırıyorum açıkçası, ama bu asla bloğun sona ereceği ya da kapanacağı anlamı taşımıyor, bilakis blogda da oradaki videoların bir kısmını en azından motosikletle ilgili olanlarını ara ara paylaşmaya başladım bile. Zaman ve 10 yılda ancak 150 bin kadar hit alabilmiş olmak bana yazılı olan yerine görsel olanın en azından çoğunluk tarafından daha fazla tercih edildiğini gösterdi, keşke tam tersi olsaydı, benim gibi okumayı, kitapları seven biri için çok daha güzel olurdu bu, ama maalesef memleketimin gerçeği bu. Okuma oranımız düşük, üstelik bence sadece kitap okuma oranı da değil genel anlamda herhangi bir şeyi okuma oranımız da düşük memleket insanı olarak. Oysa insani kalkınmışlığın önemli göstergelerinden biri, ülkelerin okuma, kitap okuma oranlarıdır. Maalesef biz memleket olarak bu düşük okuma oranlarının sonuçlarını da acı şekilde yaşıyoruz. Ama sosyolojik gerçek de bu. Bu amaçla ben de ufak ufak paylaşma azmimi ve heyecanımı youtube'a (çok geç de olsa) taşıdım, şimdilerde blogdan ziyade orada amatörce de olsa at oynatmayı deniyorum.
   Bu blog benim ilk göz ağrım, motosiklet işini hem anlatma hem anlama yerim, o sebeple ara ara da olsa ilk günlerdeki hız ve heyecanla olmasa da anlatmaya devam edeceğim, taa ki bir gün google blogger'ı imha etmeye karar verene dek.

    Az okuyanlar ülkesinde çokça okuyup, uzun uzun da yazan biri olarak, bir deniz yıldızını daha kıyıdan denize atmaya devam etme çabasını sürdüreceğimi, bundan vazgeçmeyeceğimi belirterek sözlerime son vereyim.
   Buraya kadar sıkılmadan okumuşsanız zaten siz de benim gibi okumaktan korkmayan birisiniz demektir, saygıyla eğiliyorum önünüzde.

Herkese selam, saygı ve sevgilerimle. 
Yeni 10. yıllarda görüşmek dileği ve azmiyle..

Nice yollara!

Çağrı Ö.


19 Temmuz 2019 Cuma

MOTOSİKLET ÜSTÜ HİKAYELER

"Motosiklet üstü hikayeler" ya da "Motosiklet ötesi hikayeler" diye bir seriye başladık youtube kanalımızda. Motosiklet tepesinden ama motosiklet dışı hikayeler bunlar hatta sadece hikayeler değil, ahval, şerait ve de dert yanmalar da dahil. Sizler de yorumlarınızla düşüncelerinizi paylaşabilir, katkıda bulunabilirsiniz. Amatör bir ruhla çekip paylaşıyoruz, beğenirseniz bi aboneliğinizi bi like'ınızı alırız efenim. Beğenmeyenin de canı sağ olsun!
İlk 3 hikaye aşağıda.







NEDEN SÜRÜŞ EĞİTİMİ ALMALIYIZ ?!

NEDEN SÜRÜŞ EĞİTİMİ ALMALIYIZ ?!
Fotoya tıkla yazıyı oku!

125cc ile Dünya Turu (Around the world by 125cc)

125cc ile Dünya Turu (Around the world by 125cc)
Fotoya tıkla yazıyı oku!

Kaza Şiiri... :)

Kaza Şiiri... :)
Fotoya tıkla yazıyı oku!