Merhaba.
Bu blog benim kişisel motosiklet hikayemi, motosikletle ilgili deneyim ve düşüncelerimi anlatmaktadır.
Profesyonel bir motosiklet sürücüsü değilim, amatörce, kendi bilgim dahilinde kendime bir kişisel motosiklet arşivi hazırlamak amacıyla yola çıktım, sonrasında iş biraz dallanıp budaklandı. Ben deneyim kazandıkça blogda paylaşım ve yazılar çoğaldı.
Motosiklet insana büyük zevk veren bir taşıt, üstelik büyük şehirlerin trafik kaosuna da bireysel anlamda harika bir çözüm sunuyor. Ama aynı zamanda oldukça riskli de bir taşıt. Motosiklete her sürücü kendi kişisel risklerini ve sorumluluklarını alarak binmek durumunda. Bu sebeple benim burada anlattıklarım tamamen benim kişisel deneyimlerim olup tavsiye ve teşvik niteliği taşımamaktadır. Okurlarının bloğu bu bilinçle okuduğu ön kabulüyle yazıp çiziyorum ve sizin motosikletle yapacaklarınız sizi bağlıyor, tıpkı benimkilerin de beni bağladığı gibi. Blog sizin yapacaklarınızla ilgili sorumluluk kabul etmez, zira burası bir motosiklete başlangıç ya da eğitim mecrası değildir.
Motosiklete başlamak isteyenler için sanılandan çok eğitim merkezi var memlekette, eğitimsiz sürmeyin derim. Çok şey fark ediyor çünkü.

Yolunuz hep açık olsun.
Nice yollara.

Çağrı Ö.


Honda CB125e etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Honda CB125e etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2012 Cumartesi

Fuardan yine YBR deyip döndüm. (2012 Fuar İzlenimleri 1)

    Bugün içimden hiç gelmemesine rağmen, uzun bir aradan sonra İstanbul'un rezalet haftasonu trafiğini de göze alıp, eşimle birlikte 2012'nin sezon açılışı sayılan ilk motosiklet fuarına gittik. Açıkçası fuara gitmekteki tek amacım Honda'nın cbf150'den sonra bu yıl Türkiye'de kurye ve gariban küçük cc kullanıcısına sunacağı yeni modeli cb125e modelini görmekti. Aslında web'deki fotoğraflarından motosikletin fazlasıyla ybr 125'e benzediğini gözlemlemiştim ama yine de ileriye yönelik motosiklet arayışında biri olarak bi gidip yakından görmek isteğindeydim. Her zamanki gibi Honda Türkiye o sanal alemde gördüğümüz daha derli toplu olan cb125'i değil de devir sayaçsız, amortisör yayları gövdesinden farklı renkli, plastik kalitesi bir hayli düşük olan (ya da ucuz olup da bizimki gibi ülkelere layık görülen) modeli getirmişti.
    Fotoğrafladım tabii merakta kalmayın, yazı altına ekleyeceğim. Ama Honda'dan az sonra Yamaha standına da gittik, gördüm ki Yamaha'da zaten kasasını yenileyerek epey şekil hale getirdiği YBR125'i bir kez daha makyajlamıştı. Kişisel gözlem ve YBR125 kullanmış biri olarak gönül rahatlığıyla diyebilirim ki, YBR 125 üç yüz beş yüz daha pahalı olmasına rağmen (ki görüntü ve malzeme kalitesiyle - kaldı ki motoru da kendini fazlasıyla ispatlamıştır - verdiğiniz paraya değer) CB 125' e ve hala cbf150'ye de tercih edilecek motosiklet olmayı sürdürüyor. Zaten Honda Türkiye'nin ülkemizde Yamaha'ya göre çok daha fazla tercih edilir ve gerek fabrikası gerekse bayii servis ağıyla yaygın oluşuna rağmen, özellikle küçük cc'de nasıl bu kadar acayip şekilsiz motosikletleri bize reva gördüğü de bir muammadır benim gözümde. Pazarlama taktiği ise şayet bu, en azından rakibin YBR125'e tercih edilebilecek görünümde bir motosiklet getir be kardeşim.
    Bana göre aşağıya resimlerini ekleyeceğim YBR ve CB125 arasında görüntü olarak da malzeme kalitesi olarak da YBR bir kaç puan öndedir. Egzostlarına bakmak bile bu farkı gösteriyor. CB125'i kullanma şansım olmadığı ve henüz birileri tarafından test de edilemediği içim motorunun kalitesi hakkında bir şey söylemem mümkün değil şüphesiz. Belki, şayet doğru ise (ybr'den 500 - 600tl ucuz olarak 3.550TL'ye piyasaya çıkacağı söyleniyor) daha uygun fiyatıyla bir çekim alanı oluşturur ve oluşturacaktır da; zira Cbf 150'de de aynısı olmuştu. Ama bugün gelinen nokta cbf150'nin yağ yakan motoru ve malzeme kalitesizliğiyle en azından motor bloğu olarak Yamaha YBR125 karşısında yenik düşmüşlüğüdür. YBR125 ise piyasaya girdiği günden bu yana tek tabanca olarak, rakiplerinin karşısına çıkardığı bir çok yeni modeli ekarte ede ede, hala ve üstüne de bir şeyler koyup gelişerek küçük dev motor efsanesine devam ediyor bir anlamda. (Şüphesiz bu benim görüşüm size göre CBF150 ya da bir başkası şahı merdan olabilir)

    Fazla konuştum YBR fanatikliği yaptım yine biraz galiba ama, cbf150 ve ybr 125 kullanmış biri olarak benim gönlümü 3. motosiklet olarak almama rağmen ybr kazanmıştır. Ve yine başlangıç motoru ya da 125cc segmentinde motosiklet almak isteyenlere ben halen Türkiye'deki en makul ve sorunsuz tercihin Yamaha YBR125 olduğunu söyleyebilirim hiç tereddüt etmeden. (Ve kanımca aradaki fiyat farkı da bu sebepten olabilir.  (Edit : cbf150 yeni fiyatıyla ybr'den epeyce pahalı hale gelmiştir, muhtemelen cb125'i sattırma taktiği olsa gerek, ki o da şu an biraz artmış.)

Fotoğraflar aşağıda. Önce Honda CB125E. (Hiç değilse cbf150'den daha iyi bir tipi var)

















Ve bi kez daha hafif makyajlanmış Yamaha YBR125.

















Bu kez siyah CB125E (Arka planda fiyatı artırılan ve muhtemelen emekli edilecek olan CBF150 var)


















Siyah YBR125 (CB125'le egzost ve genel dizayn farkına dikkat)

















CB125 gösterge paneli (Tabii ki devir saatsiz, Honda bunu hep yapıyor)

YBR125 gösterge paneli (İlk çıktığından beri devir saati var)

CB125 Ön far (Bu kafa fazlasıyla YBR'ye benzetilmiş)

YBR125'in farı ve uzun bir aradan sonra selesinde bendeniz, hala bu selenin üstüne binince aynı heyecanı duyabilmek güzel. Şu an bir motosiklet alsam, hiç düşünmeden yine bu fotodaki aleti alırım. Ve son rötuşlarla daha da çekici hale geldiğini eşim de itiraf etti görünce.

Son iki foto önce CB125. 
Siyah motorda kırmızı helezon yaylar ve depo üstündeki mavi çizgiler eşimin "Iyyy!" demesine sebep oldu. Cbf150'de olduğu gibi keyf için alanların kimisi, yine önce o stickerları sökecek, sonra yayları siyaha boyayacak...

Ve YBR (Bana göre hala commuter sınıfının en derli toplu aleti.)

    Karar sizin, benim kararımsa belli. Her şeye rağmen selesine oturduğunuzda, motosiklet denen alet sizi heyecanlandırıyorsa eğer, YBR, CB, CBF fark etmez, alın ve tadın bu heyecanı. Ben burada sadece görünüm olarak ve tamamen kendi bakış açımla değerlendirmeler yaptım ve oyumu yine eski dostum YBR'ye verdim. Ama siz yakından görüp, fırsat bulursanız test sürüşü yaparak tabii ki dilediğiniz motosikleti alın derim. Yukarıda da yazdığım gibi her şeye rağmen ve hangi model olursa olsun motosiklete binebiliyor olmak bile başlıbaşına bir heyecandır. Kaldı ki bu segment motorlar ekonomi olarak da sizi hiç üzmeden o heyecanı keyifle yaşamanızı sağlarlar emin olun.

    Fuar yazımın bu ilk kısmı burada sona eriyor. Bir sonraki yazıda fazla detaya girmeden genel ve umarım daha eğlenceli bir fuar izlenim yazısı yazacağım.







NOT: Normal şartlarda blogda fuar fotoğrafları ya da yazısı gibi her yıl yapılan etkinliklere girmek istemediğimden, şimdiye kadar hiç fuar yazısı yazmamıştım, bu bir ilk ve belki de son olabilir; zira gidenler bilir normalde fuarda  - benim bugün CB125'de olduğu gibi - ilginizi çekecek ve merak ettiğiniz yeni bir ürünü görmek ya da indirimli alış veriş yapmak gibi bir amacınız yoksa, bir süre sonra sıkıcı gelmeye başlayabiliyor fuarlar... Ve bir de benim gibi İstanbul'un Anadolu Yakasında oturuyorsanız, o kadar yolu her yıl birbirinin aynı olan organizasyonu görmek için tepmek işinize gelmeyebiliyor, bundan sebep şimdiye kadar blogda hiç fuar yazısı yayınlamadım.)







NOT 2 : Bu arada CB125 ve YBR125 karşılaştırmasını daha sağlıklı yapabilmeniz için aşağıya resmi sitelerdeki teknik özelliklerin linklerini verelim.
YBR125 Teknik Özellikler

CB125 Teknik Özellikler


Ve bir ekleme: Yanlış anlaşılmasın, her ne kadar ben YBR125'ten yana tercih yapsam da bu konuda o kadar da sert değilim esasen. Zira bu tip motosikletler (yani commuterler) ekonomi amaçlı aletlerdir bu sebeple fırsatını bulduğumda gidip bir CB125'de ilk gözağrım olan cbf150'de alabilirim fazla düşünmeden. Nitekim ben uzun süreli kullanım için YBR125 desem de, özellikle yeni başlayacaklar için (şayet kısa sürede artmazsa) fiyatını da dikkate alarak CB125 de tercih edilebilir tabii ki. (Yani YBR,CBF,TVS,CB kavgası yersiz ve de gereksizdir aslında, ama bazen motorcu muhabbetinde bu rekabet çok da tatlı muhabbet ettirir motorcuları ) Commuterler hep söylediğim gibi bir anlamda günümüzün eşekleridir, eskiden eşeklerin yaptığı pek çok işi de yaparlar rahatlıkla. Kısacası günlük kullanım ve şehir içinde ilaçtırlar. Bu sebeple tipini önemsememeye, o inanılmaz ekonomikliğe ve pratikliğe alışırsınız bi süre sonra ve büyük cc'ye geçseniz bile bu demir eşeklerden vazgeçemeyebilirsiniz... Bunca yazıya rağmen ilk gözağrım cbf150'yi bile her an satın alma eğilimindeyim yalan yok. Yani hiç bir motorun öyle fanatiği filan değilim aslında. Zira şu ara motosiklete fena halde açım.

NEDEN SÜRÜŞ EĞİTİMİ ALMALIYIZ ?!

NEDEN SÜRÜŞ EĞİTİMİ ALMALIYIZ ?!
Fotoya tıkla yazıyı oku!

125cc ile Dünya Turu (Around the world by 125cc)

125cc ile Dünya Turu (Around the world by 125cc)
Fotoya tıkla yazıyı oku!

Kaza Şiiri... :)

Kaza Şiiri... :)
Fotoya tıkla yazıyı oku!