Merhaba.
Bu blog benim kişisel motosiklet hikayemi, motosikletle ilgili deneyim ve düşüncelerimi anlatmaktadır.
Profesyonel bir motosiklet sürücüsü değilim, amatörce, kendi bilgim dahilinde kendime bir kişisel motosiklet arşivi hazırlamak amacıyla yola çıktım, sonrasında iş biraz dallanıp budaklandı. Ben deneyim kazandıkça blogda paylaşım ve yazılar çoğaldı.
Motosiklet insana büyük zevk veren bir taşıt, üstelik büyük şehirlerin trafik kaosuna da bireysel anlamda harika bir çözüm sunuyor. Ama aynı zamanda oldukça riskli de bir taşıt. Motosiklete her sürücü kendi kişisel risklerini ve sorumluluklarını alarak binmek durumunda. Bu sebeple benim burada anlattıklarım tamamen benim kişisel deneyimlerim olup tavsiye ve teşvik niteliği taşımamaktadır. Okurlarının bloğu bu bilinçle okuduğu ön kabulüyle yazıp çiziyorum ve sizin motosikletle yapacaklarınız sizi bağlıyor, tıpkı benimkilerin de beni bağladığı gibi. Blog sizin yapacaklarınızla ilgili sorumluluk kabul etmez, zira burası bir motosiklete başlangıç ya da eğitim mecrası değildir.
Motosiklete başlamak isteyenler için sanılandan çok eğitim merkezi var memlekette, eğitimsiz sürmeyin derim. Çok şey fark ediyor çünkü.

Yolunuz hep açık olsun.
Nice yollara.

Çağrı Ö.


14 Mayıs 2016 Cumartesi

Bajaj Pulsar NS150 ile rodaj sonrası izlenimler

   İki gün önce Bajaj Pulsar NS150 motosikletimin 500 km rodaj bakımını yaptırdım.
Yağ ve filtresi değişip, gerekli kontroller yapıldı, bu esnada motoruma bir de dörtlü flaşör butonu eklettim. Geçmiş motorlarımda zaman zaman sıkıntısını çektiğim bir özellikti, iyi oldu. Üstelik motor çalışmazken sadece kontak açıkken de kullanılabililiyor ve sinyallerle bağlantısı yok, bağımsız çalışıyor. Yetkili servisim Bay-moto'daki ustamın eline sağlık.

 photo P_20160513_161106_zpsb8nuwhdu.jpg
Artık flaşörlü hale gelen motorum


   Gelelim motorun 500lük izlenimlerine. Şu anda 600küsur km'yi devirdim.
Bakım sonrası motorda ciddi bir rahatlama oldu, yağ olarak Castrol 15w50 (bu oran kullanım kılavuzunda tavsiye edilen orandır) konuldu. Boş vitesi buldurmak biraz daha rahatladı. Motorun hemen her viteste çıktığı üst hız ve devir limiti biraz daha yükseldi ve rahatladı. Benim zaten aldığımdan beri motorla ilgili bir sıkıntım yoktu. Daha önce yazdığım gibi sadece aynaları değişmiştim. Genel olarak başkaca bir sıkıntı olmadı.
Şimdi normalde 500km bakımı yaptırdım ama tıpkı kitapçıkta dediği gibi 2000 km boyunca da motoru çokça yormadan ve rodaja biraz limit yükseltmiş olarak devam edeceğim. Bu sebeple çok kısa aralıklarla üst devirleri göstersem de motora, genellikle 80km üst limitle kullanacağım bu 2000km boyunca. Zaten gideceğim yolda da çoğunlukla 80km'yi bile görmüyorum.
Meraklısına hemen söyleyeyim, sadece bir kez ve çok kısa süre 110 km hıza çıktım, motor redline'a gelmeden bu hızı rahatlıkla görüyor düz yolda bunu söyleyebilirim. 

   Sürüş anlamında daha efektif kullanım için geçtiğimiz günlerde internetten çanta demiri ve çanta alıp arkaya kendim monte ettim.(üstelik ikisi komik bi fiyata 102tl'ye geldi, işçilik için de kendime bir neskafe yaptım evde :)  Ordan artan parayı serviste flaşöre verdim yine de markalı bir topcase'den daha ucuza geldi hepsi :)  ). Yakın zamanda, yine daha kullanışlı olması adına yaptırabileceğim belki tek değişiklik bir gidon yükseltme aparatı eklemek olacak. Zira sportif bir gidona sahip olduğu için, benim günlük ve uzun süreli (işe giderken yarım saat ve üzeri) kullanımlarımda daha rahat bir oturuş pozisyonu elde etmek istiyorum doğrusu. Acil ihtiyaç mı? Hayır değil, hele hele ben zevkine aktif, sportif kullanacam diyene hiç gerekli olmayabilir. Ama benim gibi daha ziyade ulaşım için kullanacaksanız gidonun yükseltilmesi konfor açısından iş görebilir. Zira ilk test yazısında dahi bahsetmiştim, bu motordan bir cbf, ybr ya da klasik bir commuter rahatlığı beklemeyin, çünkü gerçekten naked-supermoto tarzı bir şasiye sahip. Sizden birazcık sportif bir pozisyonda oturuş bekliyor anlayacağınız. Ha buna rağmen kuryeler kullanıyor mu? Evet hem de giderek artan sayıda NS150 ve NS200 (daha ziyade NS 200) kuryelerce tercih ediliyor, daha dün serviste NS200 alan bir gümrük kuryesi arkadaşla tanıştım, ki benim gibi o da eski bir cbf150 kullanıcısıydı. Niye bu dediğimde, abi ben TEM'den uzun km'lerle sağa sola gidiyorum, cbf 150 gitmiyordu abi dedi. Tabii daha aldığı gün öne turing cam taktırdı ve lastikleri de değiştirdi. Ticari kullanım için bunların yapılması mantıklı. Bu arada sanırım ben de ileride bir turing cam taktıracağım. Tabii böyle yazdım diye oturuş pozisyonu çokça rahatsız sanılmasın, kişiye göre değişebilmekle birlikte bence sadece bir commuter bike'a göre biraz daha rahatsız denilebilir.

   Lastiklerden bahsedecek olursam, bu lastiklerin yol tutuşu çok iyi değil, motosikletin ağırlık merkezinin biraz yukarıda oluşu, yerden sıradan bir commutere göre epeyce yüksek oluşu (17,5cm yerden yükseklik.) nedeniyle, biraz rüzgar da varsa, lastikler çokça güven vermiyor doğrusu. Ama ben bütçeyi sarsmamak adına lastikleri yaz boyu kullanmak niyetindeyim. Turing camı da duruma göre yaz sonuna bırakabilirim, zira kışın o sert rüzgarları göğse yemek iyi olmuyor. Bu sabah işe gelirken sabahın serin rüzgarının olduğu gibi göğse vurduğunu hissettim, ki bu daha soğuk havalarda hem yorar hem de hasta edebilir insanı.
Orjinal turing camı dün bahsettiğim kurye arkadaşın motorunda yakından gördüm, motorun şekline de yakışıyor, hele benim gibi arkaya topcase de takmışsanız motora hafiten bir enduro turing havası da veriyor.

   Benim yakın gelecekte daha efektif kullanım amacıyla yapacağım iki şey gidon yükseltme ve turing cam takmak olacaktır. Lastikleri saymazsak bunun haricinde de bir değişim yapacağımı sanmıyorum.

   Bazı arkadaşlar forumlarda yazmışlar, motor 7000 devirden sonra coşma eğiliminde, maksimum torkuna yaklışılıyor oluşunun etkisi olsa gerek. Ve belirteyim 7000 - 7500 devir aralığına çıkıldığında da stabil gidip çok da fazla vibrasyon hissetirmeyen bir gidişat sergiliyor Pulsar. Evet devir yükseldikçe inceden bir titreşim var, hissediliyor, ama öyle sert, kısa sürede yoracak bir titreşim değil ve daha ziyade ayak pegleri ve benzin deposunun yan taraflarında bu tatlı titreşim. Zaten en baba motorda bile saatte bir mola verilmesi gerektiği pek çok kaynakta yazar. Eh bu durumda uzun yollara da gidilebilir gibi görünüyor. Uzun yolu motor değil motorcu gider derler, insanlar 125 cc hatta moped ile dünyayı geziyorlar, motor her türlü gider gerisi size kalmış. Tabii ki bir küçük cc ile uzun yol daha zordur, daha yorucu olabilir, daha yavaş olur v.s. ama olmaz değildir.
 photo P_20160523_121357_zpsx4scbhug.jpg



Daha efektif kullanım için arkaya topcase şart.


Bazı İyi Özellikler:
   Daha önce yazarım deyip başlık altlarına yorumla eklemiştim ama bu başlıkta motorun bana göre iyi, bazı özelliklerini de yazayım. 
- Benim motorda beğendiğim en önemli kısımlardan biri göstergesi. Bu göstergede saat olması benim için önemliydi ve dijital göstergede saat var, mode ve set düğmelerinden ayarlayabiliyorsunuz. Yine göstergede iki farklı yolculuğu kaydedebileceğiniz trip1 ve trip2 iki diye bölüm var mode/set düğmelerinden bunlara ulaşıp sıfırlayabiliyorsunuz. Benzin göstergesi ortadaki analog devir saatinin hemen yanında ve bu benzin göstergesi azaldıkça çizgileri tükeniyor. son çizgi de tükenmeye yakın yandaki benzin pompası ikonu yanıp sönmeye başlıyor bu durumda 12 litre deponun 10 litresinin bitmek üzere olduğunu anlıyorsunuz ve benzin musluğunu yedek depoya çevirdiğinizde 2 litre daha benzininiz kalmış oluyor. 
- Motorda bir kill switch bulunmakta, yani acil durum stop düğmesi; bu da küçük cc lerin bazılarında olmayan önemli bir özellik benim için. 
- Yan ayaklıkta müşür var, yani motor viteste ve yan ayaklıkla park edilmiş ise çalışmıyor ve boşa alarak çalıştırıyorsunuz, aynı şekilde çalışırken de vitese takılı halde yan ayağı açarsanız yine stop ediyor. Aynı zamanda motor yan ayaktayken göstergede side stand diye bir uyarı görüyornsunuz. Bunlar güzel özellikler bence. 
- Yine pek çok küçük cc'de hatta büyük cc'lerin bazılarında bile sıkıntı yaratan bir durum olan benzin depo kapağının sabit olmaması durumu bu alette yok, depo kapağı menteşeli. Anahtarınızla depo kapağını açıyorsunuz ve kapak elinizde kalmıyor, bu da bilhassa benzin alırken iki elinizi de kullanabilmek adına oldukça önemli bir özellik.
- Jikle selenin altında ve gerçekten işe yarayan bir jikle, yani hem jikleyi aç hem gaz ver gibi bir absürtlük yapmanıza gerek yok.
- Motorda ayak marşı olduğunu zaten biliyorsunuzdur ama yine de söyleyeyim. 
 photo P_20160415_161356_zpsd9zfrodt.jpg

 photo P_20160415_161323_zpsicypvgrl.jpg

- Bir kaç kez gerçekten acil durumlarda frenaj yaptım ve frenler bana güven verdi ve hatta motor bir defasında arkayı kaydırmasına rağmen güzel topladı, üstelik orjinal nylongrip lastiklere rağmen. Ben frenlerinden memnunum Pulsar'ın.
- Motorun iyi yanlarından biri de farları, kısa farı bile gayet iyi aydınlatıyor, otobanda giderken kendi şeridimi geçtim yan şeridi bile aydınlatıyor neredeyse. Aynı şekilde uzunlar ve flaşör de gayet iyi iş görüyor. Görünürlük ve fark edilmek adına bu iyi. 
 photo P_20160415_140205_zpszdeihjgn.jpg

   Şimdilik bu kadar. bundan sonraki izlenimlerimi şayet bir aksilik olmazsa 10bin de bir yapmayı planlıyorum. Bu durumda seneye görüşürüz diyeyim. :)) Kalın sağlıcakla!

   Nice Yollara!


EDİT: Yazının altına yorumlarla, motorla km yaptıkça, analizler yazmaya devam ediyorum. Meraklısına duyurulur. Daha önce de belirttiğim gibi 10 bin km'yi devirince yeniden detaylıca bir analiz yazısı yazmayı düşünüyorum. 4.5 ayda motorum şu an 3600 km civarına geldi. Sanırım 1 yıl dolmadan 10 bini devirecek böyle giderse. Aşağıya yorumlarla yazdığım için ekstra Pulsar NS150 analizi yazmıyorum 10 bine kadar. Meraklısı aşağıdaki güncel yorumları da okusun derim. Pulsarla amacım 30 binleri görmek, zira en az 3 yıl gibi kullanım düşünüyorum. Umarım 30binli km'lerini de buradan yazarım NS150'nin. Böylece bu motoru almak isteyenlere, yeni almış olanlara uzun soluklu bir test yapılmış olur.

EDİT 2 : Geronimo için uzun soluklu analiz yazısı hazırladım ve bloğa koydum.Buradaki kendi yorumlarıma bununla son verip, artık o yazıda güncellemeyi deneyeceğim. Tabii ki okuyucular bu başlık altına da yorum yazabilirler, sadece ben blogger olarak artık bu başlık altına test ya da analiz yazısı yazmayıp aşağıya linkini vereceğim başlığa yazacağım.

ilgili link şu:

 photo P_20160425_135530_zps0mztlld6.jpg

NEDEN SÜRÜŞ EĞİTİMİ ALMALIYIZ ?!

NEDEN SÜRÜŞ EĞİTİMİ ALMALIYIZ ?!
Fotoya tıkla yazıyı oku!

125cc ile Dünya Turu (Around the world by 125cc)

125cc ile Dünya Turu (Around the world by 125cc)
Fotoya tıkla yazıyı oku!

Kaza Şiiri... :)

Kaza Şiiri... :)
Fotoya tıkla yazıyı oku!