Merhaba!

Bu blog benim kişisel motosiklet hikayemi ve motosikletle ilgili deneyimlerimi anlatacaktır. Blogdaki amacım, tamamen kişisel olarak motosikletle ve motosiklet dünyası ile ilgili deneyimlediklerimi paylaşmaktır. Bu sebeple burada anlatılanlar hiç bir şekilde motosiklet eğitimi ya da motosiklete başlangıç tavsiyesi olarak değerlendirilmemelidir.

Motosiklet, fazlasıyla bireysel bir taşıttır ve her sürücünün kendi deneyimleri ve onlardan çıkardığı dersler vardır.

Motosiklet, doğru kullanıldığında, insana karada yaşanabilecek en zevkli deneyimleri de tattıran bir taşıttır aynı zamanda. Pek çok motorcu tarafından bir "tutku" olarak nitelendirilmesi boşuna değildir.

Motosiklet, günümüzün giderek çözümsüzleşen trafik kaosuna karşı kullanılabilecek alternatif bir taşıttır. Ama aynı motosiklet bilinçsizce kullanıldığında hayatınıza da mal olabilecek bir taşıttır.


"Bu blog, okuyucularının burada okuduklarından esinlenerek yapacakları konusunda sorumluluk kabul etmez. Okuru da buradaki mesajı okumuş ve algılamış olarak varsayar."

Kendi kişisel motosiklet hikayenizin hep olumlu sürmesi dileğimle! Nice yollara!

Ç. Ö.


NOT: Blog yazılarında zaman zaman konuşma dili kullanılmaktadır, bu bilinçli bir tercihtir, biline.

NOT 2: Blogdaki yazı ve fotoğrafların alıntı oldukları belirtilmemişse blog sahibine aittir ve telif hakkı içeriyor demektir, kaynak belirtilerek ya da izin alınarak kullanılmalıdır.


10 Nisan 2017 Pazartesi

Skutır'a (maxi scooter)* yeşil ışık yaktım galiba.



 
   Son motosikletim Geronimo ile (Bajaj Pulsar NS150) tam bir yılı devirmek üzereyim, 8000 küsur km yaptık bile. Bu bir yıl da çok işimi gördü, halen de görmeye devam ediyor ve önümüzdeki bir yılı da onunla geçirme planındayım, en  azından gelmekte olan yazı ve hatta sonbaharı da onunla geçireceğim. Yani 2 yıllık bir birliktelik planlamaktayım, zaten alırken de 2 ya da 3 yıl geçirip mümkün olursa bir 250 cc alırım diyordum. Bu 250 cc planımı ise yine vitesli motosiklet üzerine hatta neredeyse direkt Suzuki Inazuma üzerine kuruyordum ama son bir kaç aydır kafamda bu plan değişmeye başladı. Kendime sorular sorup duruyorum. E tabii cevaplamaya da çalışıyorum bu soruları.

1 - Ben motosikleti en çok ne amaçla kullanıyorum?

El cevap: Tabii ki evimi işimden daha da uzağa taşıdığım için, en çok işe gidip gelmek için kullanıyorum ve çok da işimi görüyor. Geçtiğimiz yılın tam 9 ayını işe hep motosikletle giderek geçirdim, bu 9 ayda sadece bir kaç gün toplu taşıma kullanarak işe gittim, otomobille zaten gitmiyorum tam bir delilik o trafikte, otomobille işe gitmeyi, işi eve daha yakın olan eşime bıraktım.

2 - Motosiklette işe gidip gelirken ve hatta gezerken bile en çok neyden yakınıyorum?

El cevap: Tabii ki pratiklik anlamında beni zora sokan bagaj yetersizliği, aşırı giyim kuşam ve kilit, tamir kiti bilmem neyi yanımda taşıma arzusunda oluşumdan. Evden işe giderken bir şekilde evimin içinde giyinip hemen balkonumun altındaki motoruma ulaşıp binmem o kadar problem olmuyor, ancak işe vardığımda, sokağa bıraktığım motorumdan onca giyim kuşam, kask, sırt çantası v.s. ile hele hava da sıcaksa iş yerine girmek oldukça büyük bir zül haline geliyor, bazen bünyede sinir strese bile sebebiyet verebiliyor.

3 - Vitesli motosiklet kullanmak bana çok fazla bir avantaj sağlıyor mu?

El cevap: Benim kullanım amacımı düşününce açıkçası neredeyse hiç sağlamıyor, hatta yukarıda bahsettiğim anlamlarda bu dezavantaja bile dönüşebiliyor. Hatta ve hatta motosiklete bilhassa hava soğuk değilken ama hafif yağmurluyken binmeme sebeplerimden biri bile altımdaki iki tekerli aletin naked tipili bir vitesli motosiklet olmasından kaynaklanıyor, zira işe çamurlanarak, fena halde ıslanarak gitmek istemiyorum. Bu sebeple vitesli motosiklet bana şart midur? Yoo değildur. :)

4 - Ama vitesli motosiklet kullanmak çok daha fantastik ve sportif bir faaliyet midir?

El cevap: Evet vitesli motosiklet, skutıra göre bence çok daha fantastik, zevkli ve sportif bir faaliyettir. Açıkçası % 80 - 90 işe gidip gelmek amacıyla kullanmıyor olsaydım, skutıra binmek aklımın ucundan bile geçmezdi.



   Bu soruların ışığında, verdiğim cevapları da düşüne düşüne, son haftalarda ciddi ciddi kafamda deli fikirler ve sorular oluştu. Kullanım amacımı da düşündüğümde, asla almam demesem de genellikle almayacağıma hükmettiğim skutırlara sıcak bakmaya başladım. Nasıl zamanında manuel vitesli otomobillerim varken, otomatik vitesin rahatlığını bilmiyorken ön yargılıysam skutırlara da öyleydim. 1 yılı aşkındır otomatik vitesli otomobilimizden o kadar memnunuz ki, onun benzinli oluşunu bile çokça önemsemez olduk. Bir daha  - en azından İstanbul'da yaşadığımı sürece - manuel araba alacağımızı sanmıyoruz. Şimdilerde motosikletteki otomatik vitesi size yaşatan skutırlara da aynı sıcaklıkla bakmaya başladım, sanırım bunda, otomatik vitesli arabanın rahatını yaşamanın da etkisi var.



   Tüm bu beyin fırtınasından mürekkep bir sonraki iki tekerli taşıtımı bir skutır olarak alabilir miyim acaba diye düşünmekteyim. Hatta bunu xmax tarzı, bu konuda oldukça olumlu sonuçlar veren bir aletten yana kullanabilir miyim'in planındayım. Zira her ne kadar çoğunlukla işe gidip gelsem de ara ara şehir içi ve dışı sürüş kaçamaklarında da 250cc bir skutır işimi görecektir diyorum.

   Daha epeyce zaman var, en azından bir yıla yakın bir zaman, ama günler iyi gelirse bu yaz değil ama belki bir sonraki yaz iki tekerli yaşama bir skutır ile devam edebilir miyim'in muhasebesine ciddi ciddi başladım. Büyük cc vitesli bir enduro ile Türkiye ve hatta Alpler turunu ise İstanbuıl'u terk edeceğim emeklilik dönemine saklamayı düşünüyorum, sağlığım ve ömrüm vefa ederse.

   Şimdilik hala keyifle sürdüğüm Geronimo ile yaşamaya devam, onunla yapacağımız en az bir 8 bin km daha var gibi görünüyor. :) Sonrası ise neden bir skutır olmasın?  :)

Yaz geliyor.
Keyifle ve dikkatle sürün.

Nice Yollara!

*Scooter'dan kastım daha ziyade 150 - 250 cc grubundaki maxi skutırlardır, benim kullanım amacıma hizmet edebilecek güç ve konfordaki aletler onlardır zira. Bagaj hacmi, beygir gücü, abs freni v.s. yi kastediyorum. 50 ila 125 cc grubunda bu yukarıda saydıklarımı karşılayamayan minik skutırlarla ve 250cc üstü gerek satış fiyatları gerekse işletim masrafları olarak astarı yüzünden pahalıya gelebilecek aletler de aynı şekilde, maalesef benim için halen yeşil ışık yakamadığım gruptadır.










Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İlginize teşekkürler!

NEDEN SÜRÜŞ EĞİTİMİ ALMALIYIZ ?!

NEDEN SÜRÜŞ EĞİTİMİ ALMALIYIZ ?!
Fotoya tıkla yazıyı oku!

125cc ile Dünya Turu (Around the world by 125cc)

125cc ile Dünya Turu (Around the world by 125cc)
Fotoya tıkla yazıyı oku!

Kaza Şiiri... :)

Kaza Şiiri... :)
Fotoya tıkla yazıyı oku!