Merhaba.
Bu blog benim kişisel motosiklet hikayemi, motosikletle ilgili deneyim ve düşüncelerimi anlatmaktadır.
Profesyonel bir motosiklet sürücüsü değilim, amatörce, kendi bilgim dahilinde kendime bir kişisel motosiklet arşivi hazırlamak amacıyla yola çıktım, sonrasında iş biraz dallanıp budaklandı. Ben deneyim kazandıkça blogda paylaşım ve yazılar çoğaldı.
Motosiklet insana büyük zevk veren bir taşıt, üstelik büyük şehirlerin trafik kaosuna da bireysel anlamda harika bir çözüm sunuyor. Ama aynı zamanda oldukça riskli de bir taşıt. Motosiklete her sürücü kendi kişisel risklerini ve sorumluluklarını alarak binmek durumunda. Bu sebeple benim burada anlattıklarım tamamen benim kişisel deneyimlerim olup tavsiye ve teşvik niteliği taşımamaktadır. Okurlarının bloğu bu bilinçle okuduğu ön kabulüyle yazıp çiziyorum ve sizin motosikletle yapacaklarınız sizi bağlıyor, tıpkı benimkilerin de beni bağladığı gibi. Blog sizin yapacaklarınızla ilgili sorumluluk kabul etmez, zira burası bir motosiklete başlangıç ya da eğitim mecrası değildir.
Motosiklete başlamak isteyenler için sanılandan çok eğitim merkezi var memlekette, eğitimsiz sürmeyin derim. Çok şey fark ediyor çünkü.

Yolunuz hep açık olsun.
Nice yollara.

Ç.Ö.


21 Ocak 2010 Perşembe

Eskilerden Kalanlar....

   Motosiklete ara verdim ama üyesi olduğum motosiklet sitelerini karıştırınca bloga da koyulabilir bazı ufak tefek eski gezileri buluyorum zaman zaman. Aşağıya onlardan birini ekliyorum.


Riva, Kulindağ

   Bugün, bir süredir kafamda gidip yolunu izini öğrenmek istediğim Kulindağ Dağ Evi ve Kamping alanını bulayım dedim. Tabii ondan da önce Polonezköy ve Riva'yı da görmeli oralara gitmişken diye, oraları da plana ekledim. Daha doğrusu en baştaki planım Riva ve ardından dönüşte Kulindağ idi ama giderken Polonezköy üzerinden gitmeyi tercih ettim.

İnsan gezmeyi kafasına koydumu her tür taşıtla düşer yollara, Polonezköy çıkışında yokuş çıkan bir ikitekerli.

   Keşke Polonezköy yolunu tercih etmeseymişim çünkü Polonezköy'ü geçtikten sonra Yeşilvadi'nin çıkışına kadar yol çalışması vardı. Yol tek şerit, sürekli kamyonlar, dozerler, makinalar. Toz, toprak.
Oradan sonrası zaten otoyol. Verdim gazı. Riva'ya vardım.

Riva girişindeki köprüden hemen önce, Riva Deresi.Fotoğraf için mola.


   Riva'da öncelikle plajımsı bir yerler aradım, daha sonra gelinir mi diye. Çok da güzel ve uygun fiyata çadırı, elektiriği, suyu, buzdolabı onlardan, deniz kenarı bir yer buldum. Yaz bitmeden mutlaka bir gece de olsa gelip kalmalı dedim.
İşte orası. Ve civardan fotoğraflar.


   Kampingin fiyatı da uygun ve dediğim gibi çadır, yatak, battaniye, elektrik gibi şeyleri onlar sağlıyorlar. Yalnız bir hatırlatma kampa evli değilseniz çift olarak giremiyorsunuz. Sadece evli çiftler ve yalnız bekarlar giriyormuş. Bekar beylere uzak bir köşeye çadır koyuyorlar. Kamp görevlisi ailelerin çok sık ve uzun süre gelip kaldığını ve bu yüzden çiftlerde evlilik şartı aradıklarını söyledi. Biliyorum bence de saçma ama durum budur. Yalnız plaj ve ortam çok sakin ve temiz göründü bana. Geçen hafta gittiğim ve fiyatlara dudağımın uçukladığı Şile'den sonra özellikle madden sarsılmadan kalınabilecek temiz bir deniz kenarı.


   Daha sonra Riva merkezinde bir soluklanayım dedim ve tam da Çayağzı denilen yerde (Bu arada Riva'nın resmi adı Çayağzı. Riva deresi buradan Karadeniz'e dökülüyor)
bir neskafe yudumladım. Orada pozladığım fotoğraflar aşağıda.





Kendimi de büst gibi pozlamışım be yav.. icon_smile.gif


Kahve keyfi ve dinlenmeden sonra, kafede otururken dikkatimi çeken Riva kalesini görmeye gittim.

   Kale zaten Riva'nın göbeğinde ve giriş serbest. Kaleden Riva merkez plajı harika görünüyor. Bu arada burada plaj ve deniz oldukça temiz. Aklıma yazları binlerce kilometre gitmek yerine buralarda çok daha ekonomik tatil yapılabilir fikri geldi. Bir sonraki yaza artık.
Kaleden fotoğraflar.


Kalenin bedenleri, yar, yar, yar yandım pozu. icon_smile.gif


Kalenin avlusundan sonraki ikinci kapı.



İç kısım. Aslında burası epeyce karanlık, dijital makine ışığı artırınca böyle çıkmış, eh fena da olmamış.


İç kısmın tavanındaki havalandırma deliklerinden biri.

Ve dışarı çıkış.

Ben de oradaydım pozu.

Kalenin ardındaki Riva Plajı. Çok sakin ve temiz.




Ve aşağıda Çayağzı, Riva Deresi'nin Karadeniz'le kucaklaştığı yer.

Az önce oturduğum kafe aşağıda dere kenarında görünmekte.

Ve kaleden çıkarken bir kaç poz daha.


   Kaleden sonra verdim gazı otoyoldan devam... Kısa süre sonra Kulindağ yolu için gezi kitaplarında tarif edilen Alibahadır tabelasını gördüm ve hemen saptım. Bir süre ilerledim. Tarifte bir çeşme ve çardaktan bahsediliyordu ama yol boyunca pek çok çeşme ve çardak var. Neyseki üçüncü çeşmeden sonra Kulindağ yolu olduğunu düşündüğüm tarifteki toprak yolu buldum. Ve evet doğru yolu bulmuşum. Sağ tarafımda tahta tabelada Kulindağ yazıyor. Tabelayı geçer geçmez ise (neyseki zincirle bağlı) çılgın bir çoban köpeği var. Dağ evlerinin hemen girişinde tepede park ettim.
   Geçerken gördüğüm yaşlı amca yanıma geldi. Arif Amca oranın bekçisi imiş. Kulindağ sadece haftasonları hizmet veriyormuş. En azından bir tur atayım dedim. "Hay hay" dedi. Başladım fotoğraf çeke çeke dolaşmaya. Fotoğraflardan da anlayacaksınız gerçekten doğanın bağrında harika bir yer. Sonradan Arif Amcadan öğrendiğime göre evlerin yanı sıra çok cüzi bir ücrete evlerin aşağısında çadır da kurulabiliyormuş.
Buraya pek çok bisiklet ve tracking tutkunu bahar ve yaz aylarında kampa geliyormuş.
 Arif Amca "Adın ne?" dedi.
"Çağrı" dedim.
"Benim torunumun adı da "Çağrı" dedi.
"Ooo adaş çıktık senin torunla" dedim.
Gülüştük. "
En kısa zamanda kampa gelmeye çalışacağım çok güzel yermiş" dedim.
"Gel tabii, bekleriz" dedi.

İşte Kulindağ fotoğrafları.





Ben pozlamaktan sıkılmadım, umarım siz de bakmaktan sıkılmazsınız.




Bungalov evlerin herbirinin bir adı var. Kokorot, Eznevit, Sıyırma gibi isimlere sahip beş tane dağ evi var.













Trackingciler için parkurlar da var.




Ve aşağıda dinlenen Karakarga. Dönüş yoluna hazır.


Aşağıda Arif Amca'dan biraz daha bilgi aldıktan ve vedalaştıktan sonra dönüşe geçiyorum.
Kulindağ dönüş yolu.

Meraklısına Kulindağ için link: www.kulindag.com

    Dönüş yolumu Mahmut Şevket Paşa Köyü üzerinden Kavacık ve TEM otoyolu istikametiyle Kadıköy'de sonlandırıyorum.

    Kısa günün karı gezilerimden birini daha kırkambarıma eklemiş olarak evime dönüyorum.
En kısa zamanda, özellikle de sonbaharda tekrar sürmek istiyorum bu rotaya doğru.


Çağrı "Cloud" Öztürk
Ağustos 2009 / İstanbul


(Önceki Yazı : Biraz Mola Verelim...)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İlginize teşekkürler!

NEDEN SÜRÜŞ EĞİTİMİ ALMALIYIZ ?!

NEDEN SÜRÜŞ EĞİTİMİ ALMALIYIZ ?!
Fotoya tıkla yazıyı oku!

125cc ile Dünya Turu (Around the world by 125cc)

125cc ile Dünya Turu (Around the world by 125cc)
Fotoya tıkla yazıyı oku!

Kaza Şiiri... :)

Kaza Şiiri... :)
Fotoya tıkla yazıyı oku!