Merhaba.
Bu blog benim kişisel motosiklet hikayemi, motosikletle ilgili deneyim ve düşüncelerimi anlatmaktadır.
Profesyonel bir motosiklet sürücüsü değilim, amatörce, kendi bilgim dahilinde kendime bir kişisel motosiklet arşivi hazırlamak amacıyla yola çıktım, sonrasında iş biraz dallanıp budaklandı. Ben deneyim kazandıkça blogda paylaşım ve yazılar çoğaldı.
Motosiklet insana büyük zevk veren bir taşıt, üstelik büyük şehirlerin trafik kaosuna da bireysel anlamda harika bir çözüm sunuyor. Ama aynı zamanda oldukça riskli de bir taşıt. Motosiklete her sürücü kendi kişisel risklerini ve sorumluluklarını alarak binmek durumunda. Bu sebeple benim burada anlattıklarım tamamen benim kişisel deneyimlerim olup tavsiye ve teşvik niteliği taşımamaktadır. Okurlarının bloğu bu bilinçle okuduğu ön kabulüyle yazıp çiziyorum ve sizin motosikletle yapacaklarınız sizi bağlıyor, tıpkı benimkilerin de beni bağladığı gibi. Blog sizin yapacaklarınızla ilgili sorumluluk kabul etmez, zira burası bir motosiklete başlangıç ya da eğitim mecrası değildir.
Motosiklete başlamak isteyenler için sanılandan çok eğitim merkezi var memlekette, eğitimsiz sürmeyin derim. Çok şey fark ediyor çünkü.

Yolunuz hep açık olsun.
Nice yollara.

Ç.Ö.


21 Ağustos 2009 Cuma

Hani Sormuştun Ya Bana...






















   Uzun zaman önceydi, çook uzun zaman önce. Belki de unutmamamız gerektiğini hatırlatacak kadar yakın bir zaman önce.
    Bir gece yataklarımızdan delicesine sarsılarak uyanmıştık hani, hatırlarsın sen de benim gibi. Ben, tek başımaydım o Ağustos gecesi İstanbul'da, en derin uykumuzdan bizi uyandırdığında o heyula.
Nereye koşacağımı şaşırmıştım önce, sonra üstümü giymiş hala sarsılırken dört bir yan, sığınmıştım bir duvarın kenarına. Durduğunda fırtına, hemen sarıldım ben de herkes gibi telefona. Haber verecektim taa Adapazarı'na, "İstanbul'da çok büyük deprem oldu, merak etmeyin ama her şey yolunda ana" diyemedim tabii hattı kesilmiş telefona. Attım kendimi sokağa, insanlar yürüyordu deniz kenarına. Nasıl ulaşmalıydı anaya, babaya, kardeşe, nasıl iyiyim demeliydi eşe dosta?
İndiğim zaman iskeleye, bir otomobilin etrafına toplanmış insanlar görmüştüm, olanı biteni veriyordu oto radyosundan bir kanal. "Burası Adapazarı yollara savrulmuş cesetler görüyorum" dediğinde muhabir, hani ben de kulak kabartarak yaklaşmıştım otomobilin yanına.
    "Adapazarı mı dedi?" diye sorunca, "Asıl orada olmuş abi deprem" demişti ya direksiyondaki adam bana. İşte o anı hiç hatırlamak istemesem de, hiç ama hiç unutamadım, geçen güne kadar da kimselere anlatamadım. Anam, babam, kardeşim vardı orada. "İyiyim merak etmeyin" demek isterken telefonda, nasıl öğrenebilirdim şimdi onlar ne durumda?
    "Yollar kapalıymış" dediler, gidilemezmiş arabayla. Eee nasıl varmalı peki şimdi oralara?
Gün ağarana kadar iskele kenarında elimde telefon beklemiştim ya hani, hani sana da söylemiştim sonradan o gün yaşadıklarımı.
    Birisi dedi ki o zaman bana, "Bizim falanca ile filanca motosikletle gitmeyi başarmışlar oraya".
    Keşke şimdi bir motosikletim olsaydı diye ilk o zaman hayıflanmıştım galiba.
   İkinci günü varınca Adapazarı'na , çöken eve rağmen yaşıyor bulunca sevdiklerimi, anlatamamıştım 24 saat boyunca içimde biriktirdiklerimi. Her biri benden çok ama çok büyük acılar yaşamıştı aynı 24 saatte çünkü.
    Hani sormuştun ya bana, motosiklete binmenin sebebi nedir aslında? O 24 saattir galiba. Ah bir motosikletim olsaydı da ulaşabilseydim ben de hemen yanlarına, anama, babama, kardeşime, dediğim an.

    Şimdi her şey sütlimanken düştüğünde aklıma, daha iyi anlıyorum neden motosiklete bindiğimi. Motosiklet otomobilin gidemeyeceği yolu gidecek araçtı o anda bana ve motosiklet falanca ile filancayı ulaştırmıştı işte bir şekilde oraya.

    Artık neden motosiklet diye sorma bana, anlattım işte hallerimi sana. Her binicinin bir sebebi yoktur aslında, benimki de sırf meraktı çocukken belki de ama, ihtiyaç da olduğunu o Ağustos gecesi anlattı bana.

Çağrı "Cloud" Öztürk - 9 Kasım 2008
(17 Ağustos 1999 gecesi hayatları depreme uğrayanlara...)




Devam Edecek... 
 (Sonraki Yazı: Ben Motosikleti Seviyorum Be Arkadaş)
(Önceki Yazı: Özgür Bir kurt Ya Da...)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İlginize teşekkürler!

NEDEN SÜRÜŞ EĞİTİMİ ALMALIYIZ ?!

NEDEN SÜRÜŞ EĞİTİMİ ALMALIYIZ ?!
Fotoya tıkla yazıyı oku!

125cc ile Dünya Turu (Around the world by 125cc)

125cc ile Dünya Turu (Around the world by 125cc)
Fotoya tıkla yazıyı oku!

Kaza Şiiri... :)

Kaza Şiiri... :)
Fotoya tıkla yazıyı oku!