Merhaba.
Bu blog benim kişisel motosiklet hikayemi, motosikletle ilgili deneyim ve düşüncelerimi anlatmaktadır.
Profesyonel bir motosiklet sürücüsü değilim, amatörce, kendi bilgim dahilinde kendime bir kişisel motosiklet arşivi hazırlamak amacıyla yola çıktım, sonrasında iş biraz dallanıp budaklandı. Ben deneyim kazandıkça blogda paylaşım ve yazılar çoğaldı.
Motosiklet insana büyük zevk veren bir taşıt, üstelik büyük şehirlerin trafik kaosuna da bireysel anlamda harika bir çözüm sunuyor. Ama aynı zamanda oldukça riskli de bir taşıt. Motosiklete her sürücü kendi kişisel risklerini ve sorumluluklarını alarak binmek durumunda. Bu sebeple benim burada anlattıklarım tamamen benim kişisel deneyimlerim olup tavsiye ve teşvik niteliği taşımamaktadır. Okurlarının bloğu bu bilinçle okuduğu ön kabulüyle yazıp çiziyorum ve sizin motosikletle yapacaklarınız sizi bağlıyor, tıpkı benimkilerin de beni bağladığı gibi. Blog sizin yapacaklarınızla ilgili sorumluluk kabul etmez, zira burası bir motosiklete başlangıç ya da eğitim mecrası değildir.
Motosiklete başlamak isteyenler için sanılandan çok eğitim merkezi var memlekette, eğitimsiz sürmeyin derim. Çok şey fark ediyor çünkü.

Yolunuz hep açık olsun.
Nice yollara.

Ç.Ö.


13 Ağustos 2009 Perşembe

Ve Karakarga... (Üçüncü Motorum)





















    Motosikleti ciddi anlamda gündelik hayatıma sokan, kendisine bir isim takmama sebep olan ve şimdilik en uzun kilometre yaptığım motorum olan ve halen binmekte olduğum motosikletim Yamaha ybr125, nam - ı diğer Karakarga.
    Pek çoklarına göre 150 ve 250 cc'lerden sonra artık bir 500cc motor alınmalıdır. Ama benim gibi konuya daha ziyade ekonomik ve biraz daha sürüş tecrübesi edinme adına bakıyorsanız üçüncü motorunuz da, beşincisi de küçük cc bir makina olabilir. Ben bunda hiç bir sakınca ve gariplik görmüyorum ve görmeyeceğim. Büyük cc alacağım diye bekleme konusundaki fikirlerimi daha önce de yazmıştım zaten. Bu arada ben sürüş deneyimime bakarım, hem de motosikletsiz kalmamış olurum. Büyük cc alabilir miyim? Belki de maddi imkanlarım buna hiç izin de vermeyebilir ama motosiklet deneyimini yaşamayı sürdürebilirim. İşte bunu sürdürmenin yollarının en iyilerinden biri de bir Ybr125 almaktır.
    Ben üçüncü motorumun ne olacağına o dönemki maddi imkanlarımı ve eşimin de motosiklet kullanmayı öğrenmek istemesini dikkate alarak karar verdim. Ve bu kararın sonucunda en uygun motor adayı Yamaha ybr125 olarak karşıma çıktı. Ve evet eşim de motosiklet ehliyeti aldı ve kullanmayı öğrendi, sürüş deneyimini artırmaya çalışıyor.

    Ybr125 (bundan sonra Karakarga olarak anılacaktır), adeta küçük dev bir motor. İlk motor olarak hiç aklımdan geçmemesine ve çoğu zaman dudak kıvırmama neden olan bir tipi olmasına rağmen üçüncü motorum olması bir anlamda bana da sürpriz oldu, ama şimdilerde sıklıkla ne iyi ettim de aldım deyip duruyorum. Onunla 13 ayda 13.000 kilometre yol yaptım, ay başına ortalama 1000 kilometre eder ki uzunca bir süre daha benim kişisel rekorum olarak kalabilir bu veriler. Ev ararken, Sakarya'da deprem kredisi için koştururken, festivallere giderken, iki kişi gezerken, yani keyiften, iş kovalamaya kadar her şeye kullandım ve kullanıyorum. 10 beygir gücünde 125 cc bir aletten beklenmeyecek kadar sağlam ve işe yarayan bir motosiklet. Bunca kuryenin onu tercih etmesi boşuna değil. Tabii kimi ağır abilerin kurye motoru diye burun kıvırması ya da motosikletinizi sorduklarında aldıkları cevapla sizi kategorize ederek adamdan saymaması gibi gerçekleri de fazla umursamayan biri olmalısınız. Ben öyle yaptım, yapıyorum. Hele hele insanların onunla dünya turu yaptıklarını ve sorunsuzca tamamladıklarını bilmek daha da güven veriyor acıkçası. (http://www.re-moto.com/)





















    Pek çok ilki de Karakarga ile yaşadım denilebilir. İlk kez başka birine (eşime) motosiklet kullanmayı öğrettiğim motor, ilk kez bakımlarını kendim yapmaya başladığım motor, ilk kez bakkala bile gitsem bindiğim motor, ilk kez düştüğüm motor, ilk kez 1 günde en uzun mesafeyi katettiğim motor, ilk kez festivallere katıldığım motor olma gibi de pek çok ilke imza attım onunla. Ve halen kendisinden çok memnunum. İşe sürekli onunla gidip geliyorum mesela. Onunla ilgili hala uzun yol planlarım var. Bir sürü uzun yol gezi raporum var. O raporlardan bir demeti de sırayla bu blogda yayınlayacağım.

    Bu arada ybr125'in kendisine ait bir de kulübü var YbrClub, üstelik bu kulübün uluslararası olma gibi bir özelliği var, ben de Türkiye ayağına üyeyim. (http://www.ybrclub.org/)

    Motorculuğumun yavaş yavaş pekişmeye başladığı ve pek çok ciddi deneyime imza atmamı sağlayan ybr125'imle şimdilik mutluyum. Şüphesiz daha büyük cc'lerle daha uzun yollar daha farklı deneyimler arzusundayım ama şimdilik durum bu şekilde devam ediyor ve ben de hiç şikayetçi değilim. Ama bu motor işi öyle bir iş ki, bir bakmışsınız Karakarga ile de yollarımız ayrılmış, başka bir motorun selesine çıkmışım.


Devam edecek... 

 Sonraki Yazı: 7.EMOK Motofest Sürüşü
Önceki Yazı: Neden Sürüş Eğitimi Almalıyız?


5 yorum:

  1. Yukarıdaki yazıda ybrclub'tan bahsetmiştim. Şimdilerde ne yazık ki ybrclub sitesine ulaşılamıyor. Muhtemelen kapandı. Ben motosikletsiz olmanın da etkisiyle bir süre ybrclub'dan uzak kaldım, geçenlerde bir gireyim dedim ama yerinde yeller esiyor. Site kurucusunu sanal yollardan da olsa tanıdığım için neden kapandığını merak ettim ama kendisinin mail adresini de kaybettiğim için ne yazık ki bunu da yapamadım. Ybrclub Türkiye'ye ne olduğu neden kapandığı gibi konularda bilgisi olan varsa buradan yorum yoluyla paylaşırsa sevinirim.

    YanıtlaSil
  2. merhaba çağrı abi ben fırat karakargayı senden almıştım . karakarga şu anda 90 binde. senin kadar temiz bakamasam da yine de maşallah sapasağlam. noter satışı yapıldığı gün üzerinden inesim gelmemişti. kendine çok iyi bak dilerim güzel bir motorla iki tekerleğe dönersin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oo Fırat selam. 90 bin, çok iyi, hakikaten inmemişsin üstünden. YBR çok sağlam motor çok uzun km'ler binilebildiğinin bi ispatı da sen olmuşsun işte. Bu 90bin km boyunca umarım hiç bi sorun çıkartmamıştır. Nice 90 binlere. 2 teker sevdamız bitmez, hala bir motorum yok ama illa ki olacak ve şu an alsam yine ybr125 alırım hiç tereddütsüz. Zira 250cc üstü düşünmüyorum İstanbul'da yaşadığım müddetçe. Tahminlerime göre 1,5 - 2 yıl daha motosikletsizim. Sonrasında mutlaka alınacak.
      Çok selamlar, iyi dileklerin ve bloğa gösterdiğin ilgi için de teşekkürler.

      Sil
    2. çağrı abi bloğu ara ara takip ediyorum.motosiklet kültürünün gelişmesi için böyle bloglar çok önemli.
      karakarga (şimdi adı ronin :) )balata zincir vs harici bir masraf çıkarmadı.
      dost gibi oldu bana. işsiz kaldım gün geldi kuryede çalıştı. yeri geldi yedek benzin ile tüm şehri gezdirdi.. bursa çanakkale uçmakdere, kastro, iğneada eskişehir baya bir gezdik. hiç yalnız bırakmadı beni. bu sağlamlığında senin önceden temiz kullanmanında büyük payı var.motoru gerçek bir motorcudan almak benim için büyük bir şanstı. şu şartlarda ve istanbulda ybr en mantıklı motor.dilerim güzel bir ybr alır yollara dönersin. bunlar da bir kaç fotosu. https://www.facebook.com/photo.php?fbid=10151774278478959&set=pb.599928958.-2207520000.1423339691.&type=3&theater

      https://www.facebook.com/photo.php?fbid=10150225736948959&set=a.10150225715398959.336389.599928958&type=3&theater

      Sil
    3. Oh ne güzel, sevindim memnun kalmana.İstanbul trafik kaosuna bireysel olarak yegane çözüm küçük cc bi motosiklet.Çok da ekonomik,yakıt ve yedek parça konusunda. Bloga gelince bi süreliğine mola verdim.Ama zaten çokça yazmışım.Umarım yeni bi motor alınca kaldığım yerden yazmaya devam ederim. Fotoğraflar da geçmişe götürdü beni, çok keyifli motordu. Selam ve sevgilerimle.

      Sil

İlginize teşekkürler!

NEDEN SÜRÜŞ EĞİTİMİ ALMALIYIZ ?!

NEDEN SÜRÜŞ EĞİTİMİ ALMALIYIZ ?!
Fotoya tıkla yazıyı oku!

125cc ile Dünya Turu (Around the world by 125cc)

125cc ile Dünya Turu (Around the world by 125cc)
Fotoya tıkla yazıyı oku!

Kaza Şiiri... :)

Kaza Şiiri... :)
Fotoya tıkla yazıyı oku!